Emeklinin barınma sorunu

Vatandaşın sağlıklı barınması sosyal hakkı; devletin de korunma sorununu çözmesi, yaşam kalitesinin yükselmesi açısından zorunludur. Günümüzde emeklilerin genel bir yakınma konusu da barınma olanaklarının olmaması, sağlıklı olmayan konutlara dahi yüksek kira ödemeleri, kira giderleri nedeniyle yoksullaşmaları, zaruri gereksinimlerini dahi karşılayamamalarıdır. Sorunu çözmek en azından hafifletmek için önerilerde bulunmaya çalışacağım. Konu ve sorun kapsamlı, uzun vadeli kuşkusuz çözüm için etkin öneriler de yapılabilir. Ancak sorunu çözmek için bir yerden başlamak gerekiyor.

Emeklilere konut sağlamak amacıyla bir fon veya bir kurum oluşturulabilir. Fonun da gelir kaynakları ve dürüst, liyakatli yöneticilerinin olması gerekir. Fonun kaynakları, kıdem tazminatları, karşılıkları; bankaların promosyon reklam amaçlı katkıları, SGK'lilerin emekçilerin primlerinin bir bölümünü aktarmaları, yerel yönetimlerin katkıları olabilir.

Emekçilerin birikimi, emekli olduklarında alacakları kıdem tazminatı, emekli ikramiyeleridir. Kıdem tazminatı, işverenle işgören arasında uyuşmazlık doğuran, çoğu kez yargıya intikal eden konudur. Kısa süreli sözleşmeler, yeniden yapılanma, konkordato gibi nedenlerle emekli kıdem tazminatını çoğu kez tam alamamakta, bazı hallerde emekçi tümüyle yoksun kalmaktadır. Bu yolla kıdem tazminatları güvence altına alınmış, fiziki yatırıma dönüşmüş olacaktır. Konutu olanlar veya tazminatlarını nakden almak isteyenlere, birikmiş tazminatları ödenecektir.

Böyle bir girişimin yalnız sosyal yönü değil ekonomik yararları da vardır. İnşaat sektörü, çoğu endüstri dalından girdi sağladığı gibi ithal girdi gereksinimi de görece kısıtlıdır.

Bankalar, emekli maaşı alanlara promosyon ödemektedir. Bu fona da daha sınırlı katkıda bulunabilirler. Bankaların katkıları, diğer gelirler, sosyal tesislerin finansmanını sağlar. Kurulacak siteler kentsel dönüşümü de kolaylaştırabilir.

Hak sahibinin kıdem tazminatı, emeklilik ikramiyesi ile katın maliyet bedeli arasında fark varsa fark hak sahibi tarafından emekli aylığının örneğin yüzde 15'ini aşmamak üzere aylık taksitler halinde ödenebilir. Mülkiyet veraset yolu ile mirasçılara da geçer. Fona, kuruma geri satılabilir. Fon, kurum cari maliyet bedelinden, eskime payı, birikmiş amortismanları düşerek konutu geri alır. Sitenin bir süre sonra emekliler dışı alıcıların eline geçmesi önlenir.

Emekliliğin, nüfus artışının yavaşlaması, ortalama yaşam süresinin uzaması nedeniyle geçici konjonktürel değil, yapısal bir sorun olarak çözümü gerekir.

Yaş düzenlemesinin değişen koşullara göre yapılması gerekir. Cinsiyet ve işkolunun risk derecesine göre farklılıklar olması da doğaldır. Erken emekliliğin sosyal yararı yoktur, topluma haklı olmayan yükler de getirir.