Ekonomide hasatlık belirtileri

Ekonomide araz olarak nitelendirilebilecek tüm olgular, makroekonomik dengesizlikler, işsizlik, üretimsizlik, verim düşüklüğü, gelir dağılımı bozukluğu yaşanıyor

Makro ekonomik dengesizlikler kısır döngü yaratıyor.

Bütçe açığı, açığın borçla finansmanı, faiz artışı, kısır döngü oluşturuyor.

2002 yılında iç borç stoku 149 milyar TL iken 2025 yılında 8 trilyon TL'yi aşmıştır. Sürekli büyüyen iç borç stoku, merkezi yönetim bütçe harcamaları içinde faiz giderlerinin payını artırmakta, izleyen yıllara daha büyük borç stoku devredilmektedir.

Sürekli verilen dış ticaret ve cari işlemler açıklarının ağırlıklı olarak dış borçla finanse edilmesi, dış borç stokunu sürekli büyütmektedir. Bu durumun bir sonucu olarak, 2002 yılında cari dolar değeriyle 130 milyar dolar olan dış borç stoku, 2025 sonu itibarıyla 518 milyar doları aşmış durumdadır.

Dış borç faiz ödemeleri, dış ödemeler dengesinin (bilançosunun) cari hesap bölümünde yer aldığından cari işlemler açığının büyümesinde etkili olmaktadır.

Süregen enflasyon ekonomide diğer bir temel dengesizlik göstergesidir. TCMB'nin enflasyon hedeflemesi para politikası stratejisine dezenflasyon söylemine karşın fiili enflasyon hedeflerden büyük sapmalar göstermekte, sonra buna gerekçe aranmaktadır.

2026 yılının ilk dört ayında enflasyon beklentisi başlangıç dönemi hedefi yüzde 18'den 8 puan artışla yüzde 24'e yükselmiştir. 8 puanlık artış, aritmetik olarak yüzde 50 sapmadır.

İşsizlik yalnız ekonomik değil ciddi toplumsal sorundur. İşsizliği azaltmak tam istihdama yakın yüzde 4-yüzde 5 doğal işsizlik dışında istihdam sağlamak ekonomi politikasının temel amaçlarındandır.

İşsizliğin boyutu, işsizliğin tanımına bağlıdır. TÜİK'e göre işsizliğin boyutu yüzde 8-yüzde 9 bandında iken geniş tanımlı, atıl işsizlik yüzde 3.0 dolayındadır.

İşsiz, ücretli iş arayan emekçi olarak tanımlandığında, işsizlik oranı ücretli iş arayanların, etkin nüfusa oranı olarak hesaplanabileceği gibi işsizlerin, fiilen çalışmayanların etkin nüfusa (15-65 yaş) oranı olarak da hesaplanır. Önemli olan etkin nüfus içinde fiilen çalışanların etkin nüfusa oranıdır. Atıl, geniş tanımlı işsizlik oranının yüzde 4-yüzde 5 düzeyinde olması doğal karşılanır. İşsizlik, emek üretim girdisi olduğundan hem ücret artışını sınırlıyor hem de gelir dağılımını bozuyor, şiddet dahil toplumsal olaylara da yol açıyor.