Politikada, özellikle dış politikada, dış ilişkilerde, olayları, olanları, olabilecekleri öngörebilme, sezebilme, tutarlı, uygun, itidalli, ölçülü davranabilme yetisi, sağgörülü olma, basiret, amacı gerçekleştirmede belirleyicidir.
Sağgörü eksikliğinin ne gibi dramatik sonuçlar doğuracağının son iki örneği, Gazze ve Ukrayna'dır.
Hamas'ın 7 Ekim 2023'te İsrail'e başlattığı atağın amacı net olarak bilinemiyor ama sonuç, Gazze'nin üçte ikisinin yıkımı, 50 bin dolayında ölüm, 100 bini aşkın yaralı, İsrail'in toprak kazanımlı, kalan Gazzelilerin zamanla tehciri, yönetimin Hamas'ın elinden alınması... Gazze'nin geleceği konusunda çeşitli, ABD Akdeniz rivierasından uluslararası bir komisyonun yönetimine değin çeşitli senaryolardan söz ediliyor. Senaryolarda Gazze'nin geleceğinde Hamas yok.
Ülkede Gazze, Filistin alalamasıyla Cumhuriyet karşıtı, Erdoğan lehine sloganların atıldığı devlet destekli mitingler düzenlendi. Gazze bir şekilde ABD-İsrail kontrolüne geçtiğinde tepki yok. Cumhuriyet karşıtlarına her konuda takiyye, alalama yapılıyor.
Ukrayna, Zelenski'nin Batılı emperyalistlere güvenmesinin, NATO ve AB üyeliği beklentisinin bedelini ödüyor. Sonuç; madenleri ABD ile en azından paylaşması, Rusya'ya karşı toprak yitirme, Kiev dahil çoğu kenti yıkıntıya uğratması, insan kayıpları konusunda da kesin bilgi yok. Zelenski'nin, Trump tarafından istiskale uğraması da onur kırıcı.
Sağgörülü politika belirleme, izlemek için, emperyalizm, ABD dış politikası, NATO, AB ve Ortadoğu olgularını dikkate almak gerekir.
Kapitalizmi sürdürebilmek için pazarı genişletmek, diğer ülkelerin doğal kaynak ve çevresel sermayesinden yararlanmak, hegemonya, egemenlik kurmak zorundadır. Pazarı genişletemeyen, doğal kaynakları artıramayan kapitalizmin sonu sürekli ekonomik durgunluktur. Üretimde üretim faktörleri arasında optimum bileşim aşılıp bir üretim faktörü orantısız şekilde arttığında marjinal verimi azalır, negatife dönüşür. Pazarı ve doğal kaynakları genişletmeden sürekli sermaye birikiminin sonucu sermayenin marjinal veriminin azalması, ekonomik kârın sıfırlanmasıdır.
ABD, ilkeli değil, esnek her duruma uyarlı, pratik davranarak yarar sağlamaya, başarılı olmaya yönelik pragmacı politika izler. Eski ABD savunma bakanlarından Robert McNamara, esnek politikayı "ABD yaşamsal bulmadığı çıkarlar için intiharı göze almaz" şeklinde ifade etmiştir. ABD'ye dost, müttefik, stratejik ortak gibi sözcüklerle güvenemezsiniz. ABD, kendi çıkarını görmüyorsa antlaşmalara da uymaz.
ABD, II. Dünya Savaşı sonrası, Sovyet yayılmacılığını ödemek amacıyla "Truman Doktrini" altında SSCB'yi kuşatma "containment" politikasını belirlemiş; bu politika çerçevesinde 1946 yılında

170