Dış politikada da kuşku

İçeride "terörsüz Türkiye" alalamasıyla süreç sürerken dışarıda da Mekke Anlaşması kuşkuları artırmıştır.

Mekke ortak savunma anlaşmasının "kolektif caydırıcı, savunma odaklı, hiçbir ülkeyi hedef almayan; diyalog ve külfet paylaşımına dayanan, bölgenin huzurunu, istikrarını ve refahını amaçlayan, dost ülkelere açık bir anlaşma" olduğu açıklandı ancak bu durum beraberinde bazı kuşku ve soruları da getirdi.

Anlaşmanın taraflardan birine yönelik herhangi bir saldırının tüm ortak ülkelere yapılmış sayılacağı maddesi, anlaşmanın can damarı, en önemli yönüdür.

ABD-İran savaşının, Yemen ve Lübnan'daki çatışmaların sürdüğü bir dönemde ortak savunma amacıyla da olsa bu anlaşmanın imzalanması, Türkiye'ye külfet getirme ve ülkeyi bir savaşa çekme potansiyeli taşıdığını açıkça göstermektedir. Öte yandan anlaşmanın, Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Muhammet bin Selman'ın, Donald Trump'ın Beyaz Saray ziyaretinden hemen sonra imzalanması, bu ortaklığın ABD'nin isteği, aşılamasıyla yaşama geçirildiği savını güçlendirmektedir.

Mekke Anlaşması, ABD'nin Büyük Ortadoğu (BOP-GOP) projesinin bir çevirisi olarak görülmelidir. Projenin temelini, Afrika Kuzey Atlantik kıyısından Hazar'a kadar ülkeler arasında işbirliği, ortaklık anlaşmaları oluşturmak ve bu ortaklığı, siyasal ve finansal kurumlarla ABD'ye bağlamak oluşturur.

Mekke Anlaşması'nın "dost ve kardeş ülkelere açık" olduğu yönündeki açıklama, Hakan Fidan'ın Libya ve Mısır'a yaptığı ziyaretlerin ve temasların, bu anlaşmanın kapsamını genişletmeyi amaçladığı savını güçlendirmektedir.

Türkiye'nin 1980 askeri darbesinden sonra aktif, çok yönlü bir dış politika izlediği yönündeki propaganda ve izlenime karşın, pratikte ABD çizgisinde ve yönlendirmesinde bir dış politika takip edilmektedir.

Mekke Anlaşması sürecinin iki yıl önce başladığına ilişkin Fidan'ın ifadesi ile Türkiye-Rusya-İran Astana platformu birbiriyle çelişiyor ve ülkeye duyulan güveni sarsıyor.

Fidan'ın "Osmanlı'nın çekilmesinin ardından Ortadoğu'da istikrarsızlık oluştuğu" ifadesi de gerçeği yansıtmaz. Osmanlı çekilmemiş, daha savaş sona ermeden Sykes-Picot anlaşmasıyla paylaşılmaya başlanmıştır.