Adaydan önce program

Ülkede bireysel ve sosyal haklar güven altında değil, yandaş olmayan her vatandaş ucu açık bir suçlama ile gözaltına alınabiliyor, tutuklanıyor. Ekonomide riskler, çöküntü göstergeleri artıyor. Tahsili gecikmiş ve takipteki alacaklar, protesto edilen çek ve senet tutarı, kapanan firma sayısı, faaliyetini durduran, konkordato iflas talepleri artıyor, açılan şirket sayısı belirgin yavaşlıyor. Tüm bu göstergeler, enflasyon sürerken risklerin de arttığını gösteriyor.

Erdoğan ve Cumhur İttifakı'nın niyet ve tutkuları gizlenerek terörle mücadele alalamasıyla başlayan sürecin nereye evrileceği belirsiz. Anayasa değişikliğiyle devletin ulusal, üniter, laik yapısının zedelenmesi olası. Bu ahval ve koşulda CHP'nin olası bir cumhurbaşkanı seçiminde adayının gündem oluşturması özür dilerim ciddi ve önemli değil. Önemli olan aday değil CHP'nin iktidarda neler yapacağı, taahhütleridir.

CHP'nin, Milli Mücadele'nin başında Mustafa Kemal Paşa'nın Amasya Genelgesi'ne benzer bir açıklama ile ulusu uyarması, demokrasi, halkın egemenliği mücadelesini başlatması gerekir. CHP, bir bildirge ile ilk hedeflerini, tasarılarını, uzun vadeli perspektif planının ana hatlarını ulusa açıklamalı, gerçekleştirme taahhüdünde bulunmalıdır.

2023 genel ve cumhurbaşkanı seçimi, kişisel tutkular, yanlış strateji ile yitirildi. Vatandaş yerel seçimle beklenti ışığı yaktı. CHP beklentiyi karşılayacak bir programla ümidi, ışığı sürdürmelidir.

Program, kararsız kitleyi yönlendirebilir, tutarlılık, disiplin sağlar. Başkan dahil ayaküstü yapılan açıklamalar, gereksiz tartışmalara yol açıyor. Gündem CHP değil, iktidarın başarısızlığı, yarattığı tehlikeler olmalıdır. Yandaş stratejisi, CHP'nin gündem oluşturması, 2023 seçimindeki hatalarının yinelenmesidir.

CHP, kökeninin Müdafaa-i Hukuk Cemiyetleri olduğu, kurucu ve devrimci parti kimliğiyle programını hazırlamalıdır. Devrim, ileriye dönüktür. Toplum yaşamında, etik, hukuki, kültürel, ekonomik alanlarda köklü değişiklikleri amaçlar.

Ülkede öncelikle yapılması gereken huzur ve güven ortamının sağlanmasıdır. Gece yarısı ev baskınları, soruşturmalar, gözaltılar, tutuklamalar, mahkemeye sevkler, ülke Nazi Almanya'sına döndü. Ülkede kapılar çalınıp "gestapo" denmediği kaldı. Öncelikle, bu ülkede sisli, dumanlı hava dağılmalı, vatandaşa yargı güvencesi sağlanmalı, vatandaş kendini özgür hissetmelidir.

Ülkenin gerçek zenginliği kaliteli insanıdır. Cumhuriyet hükümetleri tüm olanaksızlıklara karşı, sağlık ve eğitime öncelik vermiş, köy okulları 1926'da açılmıştır. Fırsat eşitliği sağlanmalı, okula gitmeyen, beslenemeyen çocuk kalmamalıdır.