'Kavun Acısı', 'Elmanın Tarihi'
Şair, kavunun acısını ve elmanın hızını metaforlarla anlatarak insanın yazgısını, direncini ve ölümlülüğünü sorgulayan köşe yazısını yayınlıyor; peki, bu tür lirik söylem gazetecilik alanında ne işe yarıyor?
Yazar, 1967 ve 1968'de yazdığı iki şiiri yayınlayarak insanın yazgı karşısındaki direniş halini, çürüme ve yeniden doğuş döngüsünü lirik dille anlatmaktadır. Hayatını şiir ve gazetecilik arasında bölmüş bir yazarın, sanat ve siyaset arasındaki çizgiyi nereye çektiğini merak etmek yerinde değil midir?
Değerli okur! Ben önce şair, sonra yazar, daha sonra da gazete yazarıyım. Hayatımı bu sıfatlara layık olmaya ayırdım. Bugün (5 Nisan 2026), 2 Nisan 1967 tarihinde Aydın'da yazdığım Kavun Acısı adlı şiirimle tanıştıracağım sizi. İkinci şiir Elmanın Tarihi, 5 Ağustos 1968 tarihinde Muğla'da yazıldı.
KAVUN ACISIBu kavun acısı gelecektir
bu kavun acısı geçecektir
demir tavını bulacaktır
ağır kuru ve gebe bir sesle
çekiç örse vuracaktır
karımın devsel yeşil gözleri
öfkenin şiirini yazacaktır
Kavun acısı
kışın ilk sesidir camlarda
yazın boş bir okul avlusunda birikmesidir,
unutulmuş bir kalemdir öğretmen masasında
gülen ayvadır ağlayan nardır
bir umut sürgünüdür Dicle boyunda
kavun acısı gelecektir
kavun acısı geçecektir
kırağı gibi dalların üzerinden
bir al turna gibi tüfeğin önünden
su gibi damlayacaktır
ve dağlayacaktır yalım gibi
kavun acısı geçecektir
kiraz zamanı gelecektir
ünkü
saat çalışır ve tamamlar günü
bir kan damlar kaldırımın üzerine
bir daha bir daha damlar
acı yağmur suyuna karışır
bir adam durur direğin dibinde
boynu kıldan ince bir adam
saat vurur yürek atar kan damlar
atar sigarasını adam ezer böcek gibi
atar sigarasını adam ezer yazgı gibi
atar sigarasını adam, çünkü
bir yerlerde beyaz mügeler açmaktadır
incir sütü biber gibi yakmaktadır
ak döşekler diken gibi batmaktadır,
dağlar dağlar dağlar çağırmaktadır
Türkünün yurdu insanın yüreğidir
türkünün yüreği insanın belleğidir
onlar senin türkünü anlamazlar
türkün bütün sularda yıkanmıştır
bütün otların ince tadını bilir
bütün zindanları özgürlüğe çevirmiştir
onlar senin türkünü anlamazlar
çünkü onlar gak deyince et
guk deyince su isteyen
Anka'dırlar
Kavun acısı geçecektir
kiraz zamanı gelecektir
bu kütük çiçeğe duracaktır
karımın devsel yeşil gözleri
öfkenin şiirini yazacaktır.
ELMANIN TARİHİElmanın hızını düşün
Tomurcukları gördün bir sabah
tomurcukları düşün
saniyede 300.000 kilometre yol alan hızda
sayısız güneşlere bölünüyordu
sayısız su kabarcıklarına
içeklerini gördün bir sabah
çiçekleri düşün
güneşin inatçı gücünü
erguvan tülünü ilkyazın
tutsak insanları ölü çocukları
hedefe giden merminin hüznünü
köyleri kentleri kasabaları düşün
çiçekleri düşün
hepsinin düşleri bir
ama hepsinin düşleri ayrı
Yeşil tüylerini gördün ilk patlamada
yeşil tüyleri düşün

6