İstanbul'dapeş peşe gelen bina çökmesi, tahliye ve balkon kopması haberleri milyonlarca kişiyi tedirgin etti. Ama iş kendi apartmanına gelince tablo değişmiyor. Kentsel dönüşüm masasında en büyük kavgaaynı: "Benim dairem küçülmesin"Oysa uzmanlara göre asıl tehlike birkaç metrekare değil, riskli binada yaşamaya devam etmek...
Kat Mülkiyeti Hukuku Bilirkişisi Murat Erdoğan, bu konuda en çok merak edilen soruları yanıtladı.
*İstanbul'daki binalarda yaşanan son çökme olayları bize ne söylüyor
Bunlar bize şunu söylüyor: Bina bir anda çökmez, önce sinyal verir. Tehlike sadece deprem anında başlamıyor. Bazı binalar zaten yorulmuş, su almış, taşıyıcısı zayıflamış, çatlamış halde.
*Vatandaş binadaki hangi işaretleri ciddiye almalı
Şunlar asla küçümsenmemeli: Kolon-kiriş çatlakları, balkon altı dökülmeleri, demir pası izleri, rutubet, zeminde oturma hissi, kapı ve pencerelerde kayma/kasma.
*Yeni binada oturan vatandaşların içi rahat olmalı mı
Hayır. Çünkü her yeni bina, iyi bina değildir. Vatandaş çoğu zaman sadece "Bina yeni mi yapıldı" diye bakıyor. Oysa asıl soru şu olmalı: Bu bina nasıl yapıldı Depreme karşı güvenli mi
Haberin DevamıBETON DOĞRU SULANDI MI
*Uygulama kalitesi ve betonun doğru sulanması neden önemli
Bina güvenliği sadece projeyle değil, uygulama kalitesiyle belirlenir. Sahada en çok karşılaştığımız problem, uygulama kalitesi. Beton dökülüyor ama doğru kürleniyor mu Sulanıyor mu
Teknik gerçek; beton döküldükten yaklaşık 12 saat sonra sulama başlar. En az 7 gün, idealde 10-14 gün devam eder. Günlük 2-3 kez nemli tutulmalıdır. Ama sahada ne görüyoruz Beton dökülüyor.
Üstüne lego gibi kat çıkılıyor.
Beton döküldükten sonra doğru bakım yapılmazsa; çatlak oluşabilir, dayanım düşebilir, uzun vadede bina performansı zayıflayabilir. En tehlikelisi şu: Bu kusurlar ilk bakışta anlaşılmaz. Bina yeni görünür ama içinde ciddi kalite sorunu olabilir.
Vatandaş ev alırken sadece mutfak dolabına, seramiğe, parkeye bakmamalı. Kolona, betona, işçiliğe de bakmalı.
*Kentsel dönüşüm neden hâlâ bu kadar zor ilerliyor
Çünkü mesele artık sadece hukuk ya da inşaat değil; doğrudan beklenti meselesi. İnsanlar önce binanın riskini değil, "Yeni dairem kaç metrekare olacak" sorusunu soruyor. Bugün kentsel dönüşümün önündeki en büyük engel çoğu zaman ne devlet ne belediye ne de müteahhit. Asıl sorun; uzlaşamayan kat malikleri, gerçekçi olmayan beklentiler ve maliyet hesabı yapılmadan kurulan hayaller ve denetim eksikliği.
Haberin DevamıBÜYÜKLÜK MÜ GÜVENLİK Mİ
*En büyük kavga gerçekten metrekare mi
Kesinlikle öyle. Sahada en çok duyduğumuz cümle şu: "Ben niye küçüleyim Ama burada herkesin kendine şu soruyu sorması gerekiyor: 10 metrekare için hayat riske atılır mı İnsanlar bazen küçülmeyi kabul etmemek için yıllarca riskli binada oturmaya devam ediyor. Birçok bina, sırf birkaç metrekare kavgası yüzünden yıllarca dönüşemiyor. Asıl mesele şu: Büyük ev mi, güvenli ev mi Çünkü deprem, yıkarken dairenizin metrekaresine bakmıyor.
*Niye eski daire büyüklüğü yeni binada korunamıyor
Bugün yeni yapılarda; deprem yönetmeliği, sığınak, otopark, asansör, yangın güvenliği, ortak alan zorunlulukları var. Bir de inşaat maliyetleri çok yükseldi. Bu nedenle şu gerçekle yüzleşmek gerekiyor: Herkesin hiçbir kayıp yaşamadan aynı büyüklükte eve dönmesi çoğu zaman mümkün değil. Kentsel dönüşümde bazen herkes fedakârlıkta bulunacak.
Haberin Devamı*Kentsel dönüşüm için kaç kişinin onayı gerekiyor

5