Önce okurumun o sorusu:
"Eşim evlenmeden önce krediyle bir ev aldı. Evlendikten sonra da taksitleri ödemeye devam ettik. Boşanırsak benim bu evde hakkım var mı"
Yargıtay'ın örnek kararları ışığında bir cümle ile yanıtı şu: "Evin tamamına veya otomatik olarak yarısına ortak olmazsınız. Ancak evlilik sırasında yapılan kredi ödemeleri nedeniyle alacak hakkınız doğabilir."
Karardaki en önemli cümle de şu: "Aksi ispat edilemediğine göre evlilik içi kredi ödemelerinin edinilmiş mallardan karşılandığının kabulü gerekir..."
Yani tapunun evlilikten önce alınmış olması, evlilik sırasında yapılan kredi ödemelerinin mal rejimi hesabının tamamen dışında kalacağı anlamına gelmiyor.
Peki, tüm evli çiftleri ilgilendiren Yargıtay'ın örnek kararı nasıl alındı"
DAVAYA KONU OLAY NEYDİ
Yargıtay'ın önüne gelen olayda, taşınmazın alınması için davalı eş adına 240 bin lira tutarında, 120 ay vadeli konut kredisi çekildi. Kredinin 7 taksiti evlilikten önce, 32 taksiti evlilik sırasında, kalan taksitleri ise mal rejiminin sona ermesinden sonra ödendi. Davacı eş de taşınmazın alınmasında kullanılan kredinin evlilik birliği içinde ödenen taksitleri nedeniyle "değer artış payı" alacağı istedi.
Haberin DevamıMAHKEME NE YAPTI
İşte uyuşmazlığın düğüm noktası burası. Yerel mahkeme, davacının evlilik sırasında yapılan kredi ödemelerinden kaynaklanan "değer artış payı" talebini geri çevirdi. Temyizde, Yargıtay, ödeme kaynakları ve taşınmazın değeri araştırılmadan karar verilemeyeceğini belirterek, yerel mahkeme kararını bozdu.
Ve çok açık bir şekilde mahkemeye şu mesajı verdi: "Mahkemece, Daire'nin kredi ile mal alımına dair yerleşik ilke ve esasları çerçevesinde davacının toplam talep miktarı gözetilerek evlilik içi konut kredisi ödemeleri yönünden taşınmazdaki değer artış payı alacağı talebinin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken..." Yani Yargıtay, evlilik içinde yapılan kredi ödemelerinin de hukuki niteliğinin ve bunlardan doğan alacağın hesaplanmasını istedi.
EVİN YARISI DEĞİL ALACAK HAKKI
Burada önemli olan şu: Evlilik sırasında taksit ödenmiş olması, diğer eşi otomatik olarak evin ortağı yapmıyor. Değer artış payı, bir eşin diğer eşe ait mala yaptığı katkı nedeniyle doğabiliyor. Evlilikten önce alınan evin kredi taksitleri ortak gelirlerden veya diğer eşin kişisel malından ödenmişse, bu ödemeler "kişisel mala" katkı olarak değerlendirilebiliyor. Hesap, evin yarısı üzerinden değil; yapılan katkının miktarı, oranı ve taşınmazın mal rejiminin sona erdiği tarihteki değeri üzerinden yapılıyor. Katılma alacağı ise yasal mal rejiminde, eşin edinilmiş mallarının borçlar düşüldükten sonra kalan artık değerinin yarısı esas alınarak hesaplanıyor. Evlilikten önce alınan ev, kural olarak bu hesaba doğrudan dahil edilmiyor. Ancak evlilik sırasında yapılan ödemeler, mal rejimi hesabını etkileyebiliyor. Bu iki alacak birbirinden farklı. Aynı ödeme iki kez hesaba katılamıyor.

5