Organların kullanılmasına izin vermek

İslam hukuku organ nakline izin veriyor mu? Ölüm sonrası bağışlanan organlar 'mal' sayılmadığında, dini zorunluluk gerçekten çözüm bulabilir mi?

Osman Ünlü
01.04.2026
42
Özet Bu özet koseyazarioku.com tarafından üretilmiştir

Yazı, İslam hukuku açısından organ bağışının caiz olup olmadığını ele alan dini soruları ve cevaplarını sunmaktadır. Temel argüman, zaruret halinde diri ve ölü insandan organ nakletmenin caiz olduğu, ancak bunun 'mal' olmaması nedeniyle belirli koşulların sağlanması gerektiğidir. Peki, modern tıbbın çözemediği hastalıklar karşısında, dini zaruret kavramı gerçekten etik bir çerçeve sunabilir mi yoksa teknoloji ve din arasında bir boşluk yaratır mı?

"Öldükten sonra, uzuvlarımın bir Müslümana verilmesine izin veriyorum" demek caizdir.

Sual: "Ben öldükten sonra, organlarımın, hastalara verilmesini istiyorum" demenin, dinen mahzuru var mıdır

Cevap: "Ben öldükten sonra, kanımın ve organlarımın, hastalara, yaralılara verilmesini istiyorum" demek caiz değildir. Çünkü bu söz, organlarını vakfetmek veya sadaka olarak vermek, yahut vasiyet etmek olur. Bunların üçünün de sahih olabilmeleri için, mütekavvim mal ile yapılmaları lazımdır. Hür insan ve hiçbir parçası mal değildir. Harpte esir alınan kölenin, yalnız canlı olan bütün bedenine mal denilmiş ise de, organları ve ölüleri mal değildir.

"Ben öldükten sonra, kanımın, uzuvlarımın bir Müslümana verilmesine zaruret olursa, verilmesi için, izin veriyorum" demek caiz olur.

Sual: Vekil olan bir kimse, vekili olduğu kimsenin malını dilediği fiyata satabilir mi

Cevap: Umumi vekil, sahibinin malını, dilediği fiyata satabilir. Fiyat söylenmiş ise, daha aşağı satamaz, satarsa, öder. Vekil, sahibinin malını, kendine satın alamaz, akrabasına da satamaz. Ancak, bunlar, umumi vekil ise veya değerinden yüksek satabilir. Umumi vekil, peşin de, veresiye de satabilir. Fakat, peşin sat veya şu malımı sat da borcumu ver denildi ise, veresiye satamaz.

Sual: Dinen zaruret ve haraç ne demektir

Cevap: İnsanı bir şey yapmaya zorlayan semavi sebebe, yani insanın elinde olmayarak hasıl olan sebebe zaruret denir. İslamiyetin emir ve yasak etmesi, tedavi edilemeyen şiddetli ağrı, bir uzvun yahut hayatın telef olmak tehlikesi ve başka bir şey yapamamak mecburiyeti hep zarurettir. Bir farzın yapılmasına mâni veya haram işlemeye sebep olanı önlemenin meşakkatli, güç olmasına