Keramet, seçilmiş kullara verildiği gibi, kâfirlere de verilir!
Sual: Müslüman olmayanlarda da, keramet gibi olağanüstü hâller görülebilir mi
Cevap: Bu konuda İmâm-ı Ahmed Rabbânî hazretleri Mektûbât kitabında buyuruyor ki:
"Harikalar, kerametler ikiye ayrılır:
Birincisi, Allahü teâlânın zatına ve sıfatlarına ve işlerine ait olan bilgiler ve marifetlerdir. Bunlar, akıl ile, düşünmekle elde edilemez. Allahü teâlâ, seçtiği kullarına ihsan eder.
İkincisi, madde âlemindeki gaybları, bilinmeyenleri bilmektir. Bu keramet, seçilmiş kullara verildiği gibi, kâfirlere de verilir.
Kerametlerin birincisi kıymetlidir. Bunlar, doğru yolda bulunanlara, Allahü teâlânın sevdiklerine verilir. Cahiller ise, ikincisini kıymetli sanırlar. Keramet deyince, yalnız bunları anlarlar. Açlıkla ve insanlardan kaçarak, nefislerini temizleyen her insan, mahlukların gayblarını, bilinmeyenlerini haber verir. İnsanların çoğu, hep dünyayı düşündükleri için, böyle haber verenleri 'evliyâ' sanır. Hakikattan haber verenlere kıymet vermezler. Bunlar evliyâ olsalardı, bizim hâllerimizden haber verirdi, derler. Bu bozuk ölçüleri ile, Allahü teâlânın sevdiği kullarını inkâr ederler.
Evliyâlık, Allahü teâlâya yaklaşmak demektir. Bu dereceye yetişenlere mahluklara ait kerametler de verilebilir. Bu kerametin çok olması, velinin yüksek olduğunu göstermez. Velinin kendinde keramet hasıl olduğunu bilmesi lazım değildir. Allahü teâlâ, bir velinin şekillerini bir anda çeşitli memleketlerde herkese gösterir. Uzak yerlerde şaşılacak şeyleri yaptığı görülür. Hâlbuki, kendisi bunları bilmez. Bilenleri olur ise de, başkalarına belli etmezler. Çünkü, keramete kıymet vermezler."

4