Yazı, İslam dininde ibadetlerin önem sırasını yedi dereceye ayırarak, haramlardan sakınmanın en yüksek ibadetin en efdali olduğunu savunmaktadır. Bu önceliği, haramın Allah'a karşı gelmek anlamına gelmesi ve haramdan kaçınan kişinin kalbini imanla dolduran ilahi bir mekanizmayla açıklamaktadır. Ancak bu hiyerarşide farzları yapmak ikinci sıraya yerleştiriliyorsa, sorumlu bir Müslümanın günlük hayatta hangi davranışı öncele tercih etmeli?
İbadetlerin en kıymetlisi ve en efdali, haramlardan sakınmak; ikincisi ise farzları yapmaktır.
Sual: Dinimizde, emirleri yapmak ve yasaklardan sakınmak konusunda öncelik nasıldır, bunların kendilerine göre bir sırası var mıdır
Cevap: İslam dininde ibadetlerin, önemine göre dereceleri vardır ve şöyledir:
Birinci derece: İbadetlerin en kıymetlisi ve en efdali, haramlardan sakınmaktır. Haramı gördüğü zaman, yüzünü çevirenin kalbini, Allahü teâlâ iman ile doldurur. Bir kimse, haram işlemeye niyet eder ve o haramı işlemezse, ona günah yazılmaz. Haram işlemek, Allahü teâlâya karşı gelmek olduğundan, ondan sakınmak da, ibadetlerin en efdali olmuştur. İslam dininde, hiç kimse, günah ile veya kâfir olarak doğmaz. Zaten, bunu akıl da kabul etmez.
İkinci derece: Farzları yapmaktır. Farzların terki büyük günahtır. Allahü teâlânın yapınız diye emrettiği şeylere farz denir. Farzları yapmak, çok kıymetlidir. Hele farzların unutulduğu, haramların yayıldığı bir zamanda, farzları yapmak, daha çok kıymetlidir. Farzları yapanlara büyük ecir ve mükafatlar vardır.
Üçüncü derece: Tahrimî mekruhlardan, yani harama yakın mekruhlardan sakınmaktır. Tahrimî mekruhlardan sakınmak, vacipleri yapmaktan daha kıymetlidir.
Dördüncü derece: Vacipleri yapmaktır. Vacipleri yapmak da, farz kadar olmasa bile, çok sevaptır. Vacipler, farz olup olmaması şüpheli olan ibadetlerdir.
Beşinci derece: Tenzihî mekruhlardan sakınmaktır. Tenzihî mekruh demek, helale yakın olan mekruhlar demektir.
Altıncı derece:

4