Adak, farz veya vacip cinsinden olmalı

Dini açıdan geçerli bir adak söz konusu olabilmesi için, gerçekten ibadet niteliği taşıması şart mı; yoksa niyetin ve samimiyetin yeterli olması ihtimali yok mudur?

Osman Ünlü
05.04.2026
45
Özet Bu özet koseyazarioku.com tarafından üretilmiştir

Yazı, İslami hukuk çerçevesinde adak (nezir) ve namaz ibadeti konusunda sorulara cevap veriyor. Temel iddia, adağın geçerli sayılması için farz veya vacip ibadete benzer nitelik taşıması gerektiği şeklindedir. Yazının kilit argümanı, niyet ve koşula bağlılık yanında, yapılan işin dini statüsünün (ibadet olup olmadığının) belirleyici rol oynadığıdır. Ancak bu katı sınıflandırma, yaşamın pratik alanlarında duygusal ve manevi motivasyonlara ne ölçüde yer bırakıyor?

Cenaze taşımak, camiye girmek gibi, farz veya vacip cinsinden olmayan şeyler nezredilmez.

Sual: Bir kimse, neyi adarsa adak olur ve adakta bulunan kimsenin, bu adağını mutlaka yerine getirmesi gerekir mi

Cevap: Bu konuda Dürer ve Gurerde deniyor ki:

"Farz veya vacip olan ibadetlerden birine benzeyen ve namaz, oruç, sadaka, itikâf gibi başlıbaşına ibadet olan bir şeyi nezir, adak edenin, bunu yapması lazım olur. Hasta ziyaret etmek, cenaze taşımak, camiye girmek, yol, çeşme, hastahane, mektep, cami yapmak gibi, farz veya vacip cinsinden olmayan şeyler nezredilmez. Bunlar nezredilirse, yapılmaları lazım olmaz.

Allah rızası için receb ayında oruç tutayım demek gibi mutlak nezir ve yolcum gelirse, Allahü teâlâ için sadaka vermek nezrim olsun demek gibi, istenilen bir şarta bağlanan muallak nezir söylenince, şart hasıl olduğunda, nezrolunan ibadetleri yapmak vacip olur. Hadis-i şerifte;

(Nezir olunanı yapmak lazımdır) buyuruldu.

Hastalıktan kurtulursam, bir koyun kesmek nezrim olsun demek nezir olmaz ve koyunu kesmesi lazım gelmez. Allahü teâlânın rızası için bir koyun kesmek demek lazımdır. Allahü teâlâ için deyince, nezir olup, kesmesi lazım olur. Bin lira sadaka vermeyi, nezreden kimsenin yüz lirası olsa, yüz lira vermesi lazım olur. Malı varsa, satıp bin lirasını sadaka verir. Şu yüz lirayı, şu günde falan fakire vermeyi nezredip, başka yüz lirayı, başka günde, başka yerde, başka fakirlere vermesi caiz olur."