Kader mi devlet ve bireyin ahlak yoksunluğu mu

Memleket öylesi bir gündem içinde debeleniyor ki aylarca konuşmak gereken facialar daha üzerinden ancak on gün geçmişken aklımıza bile zor geliyor. O on günde siyasilerden gazetecilere savaş zamanları görülebilecek tutuklama furyası bireyin de toplumun da siyasetin de havsalasını felç etmiş durumda. Böylesi bir yüksek gerilim hattında uzun vadeli değerlendirme yapmak ise entelektüel fantezi dehlizlerinde dolaşmak gibi.

Bolu'da yangında hayatını kaybeden 78 kişi, ölenlerin kimliği ve sosyo-ekonomik statüleri sebebiyle farklı bir yere oturuyor gibi görünse de onlar da devletin asırlardır bu topraklarda hukuku alakart uygulamasının on binlerce kurbanları arasında yerlerini aldılar.

Mesele neredeyse bilincini kaybetmiş şekilde suçlama yarışına giren Bolu Belediye Başkanı'nı da, yanan otelde sattığı odalardan para kazanan Turizm ve Kültür Bakanı'nı da İl Özel İdaresi'ni de yangın sanki başka ülkede yaşanmış meselede hiç dahilleri yokmuş gibi konuşan ama 23 yıldır memleketi yöneten iktidar mensuplarını da aşan bir ahlak krizinin sadece son halkası.

Bu cinayetin yani devletin siyasi, bürokratik temsilcilerinin o dönemin, civarın zenginleri ile çıkar ortaklığı, suçlara göz yumması şeklinde kendini gösteren idare ahlakı yoksunluğunun yüzlerde kayda geçmiş örneği var.

Cumhuriyet'in kurucu kalemlerinden Sabahattin Ali'nin, Kuyucaklı Yusuf'u Ege'de geçer. Hukuk herkese farklı işler. Hacı Etem'in oğlu Şakir adam öldürür ama jandarmanın işbirliği, zenginlerden korkan ahalinin yalan beyanları ile aldığı az bir hapis cezasını bile biraz içerde çok da dışarda çeker. Kaymakamın da karıştığı rezaletin cezası şuursuz kurşunlarda aranır.

Başka hikâyede toplum, devletin sağlayamadığı adaleti yine Sabahattin Ali'nin Çakıcı Mehmet Efe'sinin mavzerinde arar.

Yaşar Kemal'in İnce Memed'inde Hacı Etem'in yerini Gâvur Abdi Ağa alır. Ağaların haksızlıkları arşa, İnce Memed dağa çıkar. Gâvur Abdi, Ali Safa hepsinin Çukurova'nın idarecileri ile araları iyidir. Arada Mal Müdürü gibi ufak hediyelere tav memurlar da işlerine yarar. O dönemin Ankara'sını temsil eden Arif Saim Bey'in hayalleri de yerel ağalardan farklı değildir. Hepsi bir olur İnce Memed'in arkasına düşer.

Asım Çavuş gibi jandarmalar vicdanî adaletle bölgenin dengeleri arasında kalsa da arada kalmayacak Binbaşı merkezden gelir. Hepsinin birlikte arkasına düştüğü İnce Memed aslında peşine düşülen adalet, hak, eşitlik yerine geçer.

Ülkenin batısında da ortasında da doğusunda da en çok bulunan kamunun getiremediği adaletin yerine konmaya çalışılan eşkıyalardır. Muhsin Kızılkaya'nın Eski Zaman Eşkıyaları'nın mekânı da Hakkâri dağlarıdır.

Bugünkü modern düzende dağa çıkacak eşkıyalara yer yok. Ama kahramanlar değişse de hikâye üç aşağı beş yukarı aynı. Sorun, var olan hukuku muhatabına göre büken kamunun varlığı ve bundan istifade ederek otelde, madende, pamuk tarlasında, imalathanede misafirinin, işçisinin, ürününü satın alan müşterisinin hakkını gasp etmek imkânı bulanlar.

Yangının üzerinden on gün geçmeden İstanbul'da 12 ilçede 253 otelin valilik eliyle kapatılmasına karar verildi. Anlaşılan bu yapılan denetim silsilesinin ilk aşaması ve eğer tüm denetlemeler yapılırsa daha çok otelin kapatılması gerekecek.

O zaman "madem bu otellerin kapanması gerekiyordu Bolu'da 78 kişinin ölmesi mi gerekiyordu" sorusu da denetimler bu otellerle mi sınırlı kalacak yoksa Ziya Paşa'nın Terkib-i Bend'indeki "Milyonla çalan mesned-i izzetde ser-efrâz, Bir kaç guruşu mürtekibin câyı kürekdir." ifadelerinde olduğu gibi Bolu Kartalkaya benzeri mütegallibenin büyük otelleri denetimlerden kurtulabilecek mi

Elçin Poyrazlar Oksijen'de, İngiltere'de 2017'de meydana gelen ve 72 kişinin hayatını kaybettiği Grenfell yangınını ve sonrasını detaylı şekilde incelemiş. Bu bile insan hatasının, ihmalin sadece Türkiye'ye özgü olmadığını gösteriyor. Ancak yangından sonra yürütülen yavaş ama kapsamlı soruşturma süreci bizde neyin eksik olduğunu gösteriyor. Soruşturma için harcanan para 170 milyon sterline (7,5 milyar TL) ulaşmış durumda. 50 bin kişinin hayatını kaybettiği Maraş depremi sonrası tek bir yangın için yapılan soruşturmanın ne kadarını yaptık diye düşünmeden edemiyor insan.