Eski düzen yok yenisine dair sözü olan var mı

İsviçre'nin Davos kasabasındaki toplantılar her yıl ekonomi, siyaset, sanat, akademi ve sivil toplum dünyasının ünlülerinin buluştuğu bir platform. Elli yıldan uzun bir tarihi var. İlk başlarda çok dar bir kitlenin bir araya gelip etkileşime girdiği bir zemin iken zamanla gayr-i resmi ve zenginlerin alternatif BM zirvesine döndü.

Kalabalıklaşan ve paranın sınırsız girdiği her zemin gibi zamanla içi boşaldı. Gündüzleri çevre ve eşitlik gibi konularda hoşa giden tumturaklı konuşmaların yapıldığı akşamında özel dar katılımlı partilerde en zenginlerin eğlendiği, özel jetlerin çevreye dair kurulan cümlelerin içini boşalttığı bir pratik gelişti.

Bununla birlikte son dönemde 1950 sonrası hayata geçen, kurucu belgeleri ile statik bir yapıya bürünen uluslararası kuruluşların güç kaybettiği bir dönemde Davos esnek bir yapı olarak daha önemli bir yere oturuyor. ABD'nin kurucusu olduğu BM ve NATO gibi kuruluşları eleştirdiği, onlarca uluslararası örgütten tek seferde çıktığı bir ortamda Davos ve benzeri platformlar daha işlevsel bir konuma yerleşiyor.

Ulus-devletlerin konumunun, fonksiyonunun ve geleceğinin sorgulandığı bir dönemde, merkezi hükümetler büyük sermaye karşısında egemenlik kavgası verirken büyük şirket temsilcilerinin de katılması bu tür zeminleri daha anlamlı kılıyor.

Küresel eşitsizlik, dünya tarihinde en dar kesimin küresel refahın en büyük bölümün elinde tuttuğu dönemde olmamız Davos'un normatif değerini azaltsa da sahiciliğini değiştirmiyor.

Nitekim Kanada Başbakanı Mark Carney'in konferansın hemen başında yaptığı konuşma uluslararası sisteminde nasıl bir yırtılma ya da kopuş sürecinden geçtiğimizi net bir şekilde ortaya koydu. Tam metnine birçok yerden ulaşılabilecek konuşmasında Carney özet olarak ABD'nim temsil ettiği ve kendilerinin de bugüne kadar parçası oldukları "kural temelli uluslararası düzen"in sona erdiğini ilan etti. Carney çok sahici ve etkileyici konuşmasında kısaca ABD'nin temsil ettiğini iddia ettiği değerler ile gerçek uygulamaları arasında bir ikiyüzlülük olduğunu hep bildiklerini, ancak mevcut sistem kendilerine öngörülebilirlik, ticari fayda, krizlerin yönetimi gibi faydalar sağladığı için bu ikiyüzlülüğü görmezden geldiklerini ancak bugün itibarıyla görmezden gelmelerini gerektiren sebeplerin ortadan kalktığı söyledi.

Nasıl ki Trump bugüne kadar üstü kapalı dile getirilen Batı merkezcilik, farklılıklara düşmanlık, üstünlükçülük, beyaz ırkçılık gibi söylemleri eline mikrofon alıp yüksek sesle savundu ise Carney de ABD'ye karşı yarım ağızla getirilen eleştirileri sistemin içinden bir ülkenin sözcüsü olarak ilan etti.

Nitekim Kanada Başbakanı'nın haklılığını Trump 24 saat içerisinde yine Davos'ta yaptığı konuşma ile teyit etti. Carney'in çıkışına getirilebilecek ilk itiraz tutarlılık ve ahlakilik. "Eğer düne kadar işinize yarayan bu sistem işe yaramaya devam etse idi demek itiraz etmeyecektiniz." eleştirisinin makul bir zemini var. Kaldı ki liberal demokrasileri hedef alan Trump ve ekibi bu çıkışı yapmamış olsa idi de liberal demokrasiler adil refah paylaşımı, uluslararası güvenlik, demokratik değerlerin sahiplenilmesi konularında başarılı bir sicile sahip değillerdi.

Buna rağmen gerçekçi, sahici, açık bir eleştiri ile bu pozisyonun konulmuş olması çok önemli. Komedyen ve oyuncu Doğu'nun bir gösterisinde dile getirdiği gibi yüzlerce insanın şehit olduğu 15 Temmuz darbe girişiminin bile beğenilmediği,