Trabzonspor'dan 5'lik cevap, Beşiktaş'tan Kadıköy darbesi, kızlarımızdan Avrupa tahtına ikinci kez!

Futbol bazen öyle bir oyundur ki, bir hafta önce konuşulanların tamamını bir sonraki hafta unutturur. Hele ki Trabzonspor gibi büyük camialarda... Bir hafta istifa, eleştiri, teknik direktör tartışmaları konuşulur; ertesi hafta aynı takım sahaya çıkar ve herkese "Ben daha bitmedim!" der.

İşte Trabzonspor, Gençlerbirliği karşısında tam olarak bunu yaptı.

5-0!

Hem de öyle böyle bir 5-0 değil...

Teknik Direktör Fatih Tekke'nin istifasının ardından göreve gelen, Trabzonspor formasını da daha önce giymiş olan Hüseyin Çimşir, ilk maçında takımın havasını bir anda değiştirdi. Demek ki bazen futbolcunun ve teknik adamın sadece taktik bilgisi değil, camiayı tanıması, o formanın ne anlama geldiğini bilmesi de çok önemli.

Çimşir'in gelişiyle Trabzonspor'un sahadaki görüntüsünde belirgin bir değişiklik vardı. Takım daha istekli, daha agresif, daha özgüvenliydi.

Ve en önemlisi...

Golcüleri yeniden konuşmaya başladı.

Son haftaların suskun golcüsü Onuachu, attığı iki golle adeta gol orucunu bozdu. Onuachu'nun gol atması Trabzonspor için sadece tabelaya yazılan iki gol anlamına gelmiyor. Çünkü bu adamın gol atması, takımın moralini de yükseltiyor.

Salah zaten bildiğimiz Salah!

Her maçta olduğu gibi yine sahneye çıktı. Bu kez penaltıdan attığı golle takımına katkı sağladı. Salah'ın artık gol atmadığı bir Trabzonspor maçını düşünmek neredeyse zorlaşıyor. Dünya yıldızı, bordo-mavili forma altında da kalitesini göstermeye devam ediyor.

Muçi ise attığı golle eski günlerini hatırlattı.

Ve gecenin bir başka güzel hikâyesi...

Dju!

Yeni golcü transferi, Onuachu'nun sakatlanmasının ardından oyuna girdi ve daha ilk maçında golünü attı. Bundan güzel başlangıç olur mu

Oyuncu sahaya giriyor, ilk maçını oynuyor ve golünü atıyor.

Hoş geldin Dju!

Skor tabelasında 5-0 yazarken sadece gol atanları konuşmak da haksızlık olur. Aral Şimşir, Pina, Onana, Saviç ve tabii ki Salah sahada üstün futbollarıyla dikkat çektiler.

Gençlerbirliği'ne de bir parantez açmak lazım.

Bu takım daha önce Fenerbahçe'ye ilk yenilgisini tattırarak büyük sükse yapmıştı. Trabzonspor karşısında ise aslında tamamen kötü bir futbol ortaya koymadılar. Fakat Trabzonspor'un daha ilk 25 dakikada 3-0'ı bulması, Gençlerbirliği'nin bütün oyun planını altüst etti.

Üç golü bu kadar kısa sürede yiyince ne yaparsınız

Çıkıp risk alırsınız...

Ama risk aldığınızda da Trabzonspor gibi hücum gücü yüksek bir takım karşınızdaysa daha fazla gol yeme ihtimaliniz ortaya çıkar.

Nitekim öyle oldu.

Trabzonspor attı, Gençlerbirliği dağıldı ve maç sonunda ortaya 5-0 gibi çarpıcı bir sonuç çıktı.

Ama bence bu maçın Trabzonspor açısından en önemli tarafı sadece skor değildi.

Yedi sıra birden yükselmek!

Evet, yanlış okumadınız.

Trabzonspor, aldığı farklı galibiyetle averaj avantajını da kullanarak 11. sıradan 4. sıraya yükseldi.

Futbolda bazen bir galibiyet üç puandan çok daha fazlasını getirir. Bu galibiyet de Trabzonspor'a sadece üç puan değil, moral, özgüven, averaj ve sıralamada müthiş bir sıçrama getirdi.

Şimdi gözler Hüseyin Çimşir'e çevrilecek.

Bir maçla kahraman ilan etmek ne kadar yanlışsa, bir maçla başarısız ilan etmek de o kadar yanlıştır.

Ama ilk maçtan verilen mesaj gayet net:

Trabzonspor yeniden ayağa kalkmak istiyor!

***

KADIKÖY'DE BEŞİKTAŞ'TAN BÜYÜK DARBE!

Haftanın bir başka önemli karşılaşması ise Şükrü Saracoğlu Stadı'nda oynandı.

Fenerbahçe ile Beşiktaş karşı karşıya geldi.

İlk golü Fenerbahçe attı.

Ancak Beşiktaş pes etmedi.

Yüksek tempoda oynanan karşılaşmanın özellikle ikinci yarısında oyunun kontrolünü tamamen eline alan Beşiktaş, bulduğu iki golle sahadan 2-1 galip ayrıldı.

Hem de Fenerbahçe'nin kendi sahasında!

Bu galibiyet Beşiktaş açısından üç puandan çok daha önemli. Çünkü derbi kazanmak başka, rakibin sahasında kazanmak başka...

İkinci yarıda oyunun büyük bölümünde üstün olan Beşiktaş, geri dönüşüyle önemli bir psikolojik üstünlük de elde etti.

Fenerbahçe ise kendi sahasında aldığı bu mağlubiyetle önemli bir yara aldı.

Futbolun güzel tarafı da burada.

Bir hafta bir takım konuşulur, diğer hafta başka bir takım...

***

VE GECENİN ASIL KAHRAMANLARI: KIZLARIMIZ!

Futboldan voleybola geçiyoruz.

Ama bu kez kelimeler gerçekten yetmez.

Kadın Voleybol Milli Takımımız, İtalya'yı 3-2 mağlup ederek üst üste ikinci kez Avrupa şampiyonu oldu!