Reis, Salah'a salahiyet verince

Trabzon'da önceki gece sadece bir maç kazanılmadı; futbolun bazen ne kadar basit, ama aynı zamanda ne kadar zekice oynanabileceği de gösterildi.

Trabzonspor, sahasında Galatasaray'ı 4-0 mağlup ederken rakibinin uzun süredir devam eden yenilmezlik serisine de son verdi. Üstelik bu skor Trabzonspor için hiç yabancı değil. Bordo-mavililer, bundan tam sekiz yıl önce yine Galatasaray karşısında 4-0 kazanmıştı. Demek ki bazı skorların hafızası, futbolun hafızasından daha güçlü olabiliyor.

Maçtan sadece iki gün önce göreve gelen Thomas Reis'in yaptığı değişiklikler ise gecenin asıl hikâyesiydi. Franculino'yu ileriye, Saviola'yı sola yerleştiren Reis, Mustafa Eskihellaç'ı da onun arkasında kullanarak Trabzonspor'un hücum anlayışını değiştirdi. Takımın hücum gücünü havadan yere indirince, daha hızlı, daha akıcı ve daha üretken bir Trabzonspor ortaya çıktı.

Ama Reis'in asıl büyük hamlesi taktik tahtasında değil, Mohammed Salah'a verdiği özgürlükteydi.

Salah'a salahiyet verdi!

Yani tam yetki...

"Git, istediğin yerde oyna, oyunu sen kur, sen bitir" dedi adeta.

Salah da bu güvenin karşılığını fazlasıyla verdi. Attığı üç gol ve yaptığı bir asistle gecenin tartışmasız yıldızı oldu. 34 yaşına rağmen ortaya koyduğu performans, sadece gençlere değil, hepimize futbolun yaşla değil, akılla, kaliteyle ve tutkuyla oynandığını bir kez daha hatırlattı.

Salah önceki gece yalnızca gol atmadı. Trabzonspor'un bütün hücum aklına yön verdi. Topu ayağına aldığında tribünlerin beklentisi değişti. Rakibin savunması geri çekildi. Takım arkadaşları daha cesur hareket etti. Kısacası Salah'ın özgürlüğü, Trabzonspor'un özgürlüğüne dönüştü.

Galatasaray cephesinde ise tam tersi bir tablo vardı.

Osimhen ve Lemina'dan yoksun sahaya çıkan Galatasaray, hücumda beklenen üretkenliği gösteremedi. Trabzonspor'un baskısı karşısında oyun kurmakta zorlandı. Okan Buruk'un yaptığı hamleler de takımın toparlanmasına yetmedi.