Türkiye olarak dört takımla devam ettiğimiz Avrupa kupalarında, Şampiyonlar Ligi'nde Galatasaray ve Fenerbahçe'nin aldığı ağır yenilgiler futbolseverleri üzerken, UEFA Avrupa Ligi'nde Beşiktaş'ın, Konferans Ligi'nde ise Trabzonspor'un elde ettiği galibiyetler yüreklere su serpti. Gecenin sonunda ortaya çıkan tablo, Avrupa arenasında mücadele etmenin yalnızca sahaya çıkmakla değil, inançla, mücadeleyle ve takım ruhuyla mümkün olduğunu bir kez daha gösterdi.
Şampiyonlar Ligi'nde temsilcilerimizden Galatasaray, sahasında Barcelona karşısında 4-1'lik farklı bir yenilgi aldı. Son dört yılın Süper Lig şampiyonu Galatasaray'ın, Türkiye'nin aksine Avrupa arenasında çok ama çok başarısız grafik çizmesi oldukça düşündürücü. Fazla söze gerek yok. Anlayan anlamıştır. Diğer temsilcimiz Fenerbahçe ise deplasmanda karşılaştığı Aston Villa'ya 6-0 gibi ağır bir skorla mağlup oldu. Aston Villa gibi çok önemli Premier Lig ekibine karşı rotasyonlu kadroyla çıkan İsmail Kartal Yönetimindeki Fenerbahçe'nin aldığı bu sonuç, Türk futbolu adına üzücü bir tablo ortaya koydu. Aston Villa'yı mağlup etmeyi başaran tek Türk takımının Trabzonspor olduğunu hatırlamak ise bordo-mavili ekibin Avrupa geçmişindeki önemli başarılardan birini yeniden gündeme getirdi.
Ancak Avrupa gecesinin yüzümüzü güldüren tarafında Beşiktaş ve Trabzonspor vardı.
UEFA Avrupa Ligi'nde Almanya deplasmanına çıkan Beşiktaş, Hoffenheim karşısında ortaya koyduğu mücadeleyle önemli bir galibiyete imza attı. Zorlu deplasmanda rakibiyle kıran kırana bir mücadele veren siyah-beyazlılar, sahadan 3-2'lik galibiyetle ayrılarak Avrupa yolunda moral kazandı. Beşiktaş'ın bu başarısı, Türk futbolunun Avrupa'da yeniden güçlü bir şekilde sesini duyurabileceğini gösteren önemli bir mesaj niteliğindeydi. Siyah-beyazlıların deplasmanda kazanma arzusu ve sonuca gitme becerisi, hem stadı dolduran 15.000'i aşkın taraftarına hem de TV'den izleyen sporseverlere umut verdi.
Gecenin bir diğer gurur kaynağı ise Trabzonspor oldu. Konferans Ligi'nde Finlandiya temsilcisi KuPS Kuopio deplasmanına çıkan bordo-mavililer, sahadan 4-2'lik galibiyetle ayrıldı. Karşılaşmada Trabzonspor'un gollerini ilk yarının başında ve sonunda, ikinci yarının başında ve sonunda bulması dikkat çekici bir ayrıntıydı. Rakibin de yine ikinci yarının başında ve sonunda gol atması, maçın iki takım adına da hareketli ve güzel enstantanelere sahne olduğunu gösterdi.
Trabzonspor'un beklenenin aksine sahaya tam kadroya yakın, güçlü bir kadroyla çıkması da galibiyetin önemini artırdı. Bordo-mavililer, rakibini küçümsemeden mücadele ederek Avrupa maçlarının ciddiyetini ortaya koydu. Takımın hücumdaki etkinliği ve kritik anlarda bulduğu goller, sonuca ulaşmasında belirleyici oldu.

5