Emperyalizmin yöntemleri

Emperyalizm ülkeleri altı yöntemle ele geçirir.

Birinci yöntem, serbest piyasa ekonomisi ve özelleştirme üzerinden gerçekleşir. Emperyalizm bu yöntemle kamu ekonomisini çökertir ve ekonomiyi halkın elinden alıp, özel sektördeki yerli ve yabancı büyük sermaye odaklarına aktarır. Dünyanın çoğu ülkesinde, emperyalizmin uyguladığı en yaygın yöntem budur.

İkinci yöntem, eğitim sisteminin çökertilmesi ve halkın cahil bırakılmasıdır. Bir yandan nitelikli eğitimi paralı hale getirmek, kamu kurumlarındaki eğitim kalitesini çökertmek, geniş halk kitlelerini nitelikli eğitimden mahrum bırakmak, bir yandan da kamusal eğitimin dinselleşmesini sağlamak ve bilimsel-laik eğitim sistemine darbe vurmak, bunun yolu olarak uygulanmaktadır.

Üçüncü yöntem daha sert bir yöntemdir. Emperyalizm bu yöntemi genellikle gözden çıkardığı ve yok etmek istediği ülkeler için kullanır. Bu yöntem, ülkeleri din, mezhep ve etnik kimlik üzerinden bölerek ve parçalayarak iç savaşa sürüklemektir. Afganistan, Irak, Suriye, Libya gibi ülkelerde gerçekleşen budur.

Dördüncü yöntem, başka ülkelerde kendisinin çıkarına hareket edecek askeri darbeleri gerçekleştirmektir. İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra Latin Amerika ülkelerindeki darbeler buna dair örneklerdir. Türkiye'deki 12 Mart 1971 ve 12 Eylül 1980 darbesi ve 15 Temmuz 2016 darbe girişimi de bunların arasında yer alır.

Beşinci yöntem, ülkeleri doğrudan askeri güçle işgal etmektir. Birinci ve İkinci Dünya Savaşı sırasında, İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra Vietnam'da ve son olarak Irak'ta uygulanan yöntem budur. Bu yöntem oldukça yüksek bir maliyete neden olduğundan, genellikle tercih edilen bir yöntem olmaktan çıkmıştır.

Altıncı yöntem, ülkeleri sömürge haline getirmek, bu ülkeleri doğrudan yönetmektir. Bu yöntem, 20. yüzyıla kadar Britanya, Fransa, İspanya gibi ülkeler tarafından tüm kıtalarda uygulanmıştır. Hem kendi halkından gelen tepkiler, hem de sömürge ülkelerindeki ayaklanmalar sonucunda, bu yönteme büyük ölçüde son verilmiştir.

20. yüzyılın ilk yarısında, Britanya, Fransa, Almanya, Japonya gibi ülkeler emperyalist ülkelerin başını çekiyordu. İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra bu rolü Amerika Birleşik Devletleri üstlendi. Britanya, Fransa, Almanya, İsrail gibi ülkeler, ABD'nin öncülük ettiği bu düzenin tamamlayıcı unsurları oldular.

Bugün dünyada, kendi ülkesinin dışında açık ara farkla en fazla askeri üs bulunduran ülke ABD'dir. Rusya ve Çin değildir.