Yeter ki başarılacağına inanılsın, ülke kuruluşuna dönecektir

Bugün 19 Mayıs 1919'un yıldönümü. Türkiye Cumhuriyeti için bu kadar anlamlı bir gün zor bulunur. Bir kurtuluşun başlangıcı. Arkasından zafer, daha sonra kuruluş ve Cumhuriyet.

Bu kronolojin öncesinde veya başında belki de anakkale Zaferi vardır.

Şu zaferden sonra Atatürk kurtuluşu kafasında ilmek ilmek örmeye başlar. Samsun'a çıkmadan önce İstanbul'da geçirdiği altı ayda bu örgüyü tamamlar (Alev Coşkun'un bu kitabı okunmalıdır). Kafasında kurduğu zaferi ve sonrasını eksikleriyle beraber ama anahatlarıyla adım adım bu süreç içinde tamamlamış.

Sıra 19 Mayıs'ta Samsun'a çıkışla beraber, kurtuluş ve kurtuluş planlarını hayatın pratiğine geçirmek kalmıştır. Hiçbir ön plan, pratiğe yağdan kıl geçer gibi uygulanmaz. Büyük sorunlar çıkacak ama kurtuluş ve kuruluş planları içinde ortaya çıkan yeni sorunlar akıl ve bilimsel bakış ile bir bir çözülecek, bazen geri çekilecek, bazen ileri atılacak ama hedefe varılacaktır.

KURULUŞ EN ZORU

Kuruluş başlı başına bir destandır, kurtuluş kadar.

Belki daha da zordur! Uzun solukludur, bir milletin ayağa kalkış mücadelesidir. Eğitim bir nolu sorundur. Yetişkin insan, toplam nüfusun bir avucu kadardır. O insanı yetiştireceksiniz, sonra o insan da çocuklarımızı, gençleri nüfusu yetiştirecek.

Atatürk 1924'te Muallim Mektepleri Birliği'nin Ankara'daki genel kurulunda hedefi koymuştur:

"Öğretmenler, yeni kuşak sizin eseriniz olacaktır. Cumhuriyet sizden fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür kuşaklar ister."

ağdaş uygarlığa ulaşılacaktır.

EN ZORU İNSANI YENİDEN YARATMAK

Bilim ve teknoloji üretmesi gerekir bu ülkenin. Sayısız mühendise, sayısız bilim insanına, sayısız kültür insanına, ressama, yontucuya, sanatçıya, yazara, çizere, edebiyatçıya, romancıya, şaire, çağdaş tarımcıya ve köylüye, sanayiciye, üreticiye, dünyanın farkında olacak bir topyekün millete, düşünüre, ahlaklı siyasetçiye, felsefeciye, eğitimciye ihtiyacı vardır.

Tabii ki en temelde bir okuryazar bir nüfusa, milletin her kesimi için teknik bilgiye...

Tüm bu saydıklarımız 17 milyon nüfusta ancak numune sayılabilecek sayıdadır.

Bunlar yoksa millet de yoktur, vardır da ayakta duramaz.

Bu amaçla daha Kurtuluş Savaşı kazanılmadan Ata kolları sıvamıştır, cepheden öğretmenlerin toplantılarına katılır. Gelecek nesilleri siz yetiştireceksiniz der.

EĞİTİM DE EĞİTİM

Cumhuriyetin kurucuları dört koldan eğitim için her yöne saldırı halindedir.

Başöğretmenleri Atatürk olan Millet Okullarıyla tüm halkı okuma yazma öğrenmesi için seferber olunur. Halk Evleri, Halk Odaları kurulur. Üniversiteye Alman bilim insanları yerleştirilir.

Dergiler, gazeteler, bilim dergileri, tercüme dergileri...