Yargıyı silah olarak kullanmanın büyük ekonomik kayıpları

Biz bunu resmen derinlemesine yaşıyoruz ama yargıyı siyasi rakiplerine karşı yok edici bir silah olarak kullanan örneğin Brezilya'da bu sonuçları görünce (*) gözlerimiz yine İBB operasyonlarının, Ekrem İmamoğlu ve arkadaşlarının tutuklanmasının ve CHP'ye açılan kapatma davalarının Türkiye ekonomisini nasıl vurduğunu ve halkı yoksullaştırdığını biliyoruz.

Demek yargı silahının kullanılması uluslararası benzer sonuçlara neden oluyor, bize özgü değil.

Bakın Brezilya'da Lula'yı alaşağı etmek için siyasal yargı ve destekçisi medya operasyonları sonuçlarına bakalım:

***

"Kamu kaynaklarının korunması iddiasıyla (Tanrım bu ne benzerlik!), Lula'yı ve İşçi Partisi'ni hedef alan yolsuzlukla mücadele operasyonları, Brezilya'da 4.4 istihdam kaybına, GSYİH'de yüzde 3.6 azalmaya neden oldu."

***

Bakın şuna: "Lula'yı hedef alan yargı silahı sürecinde nüfusun en yoksul kesimi gelirinin yüzde 17.1'ini kaybederken en zengin yüzde 10'unun geliri yüzde 2.55, en zengin yüzde 1'in geliri ise yüzde 10.11 arttı."

***

Brezilya'da "Medya tekelleri ülke gündemini halkçı siyasetçilere yönelik yolsuzluk operasyonları ile doldururken bu süreci yönetenler, arka planda ulusal kaynakları vergi cennetlerine aktarmış, eğitim sistemlerini çökertmiş, ülkeleri gelecek kuşaklara borçlandıran bir finans düzenine teslim etmiştir."

Tüm bunlar, kitapta Mehmet Bey'in kendi görüşleri veya saptamaları değil, uluslararası uzman kaynaklardan yaptığı aktarmalar.

Hepsi (sanki) Türkiye'yi anlatıyor.

***

Emekliler ülkemizde neden sürünüyor, ölmeyecek kadar bir maaş bile alamıyorlar

alışanların asgari ücretleri yıllardır neden enflasyonun neredeyse yarısı kadar artırılıyor Beyefendilerin işleri tıkırında, kılları bile kıpırdamıyor. Şurada bayram ikramiyesine 1000 TL'lik bir artış bile yapmaktan kaçındılar.

***

Sadece bu değil: Yargı silahı ile "... hukuk devletine ve kurumlara yönelik yurttaş güvensizliğini artırarak demokratik siyaseti zedelediği, seçilmişlerin karar alma yetkilerinin mahkemelere aktarıldığı" da ülkemizdeki durumla örtüşüyor. Tabii insanları durduk yere lekelemeleri ve yarattıkları psikolojik travmaları saymıyoruz bile...

***

Yargıya güvenin en diplerde seyrettiği ülkelerin başlıcalarından biriyiz.

Bu süreç aslında AKP iktidarlarının, yargıçları ve üst ve uluslararası mahkemelerden yanlışlığı kanıtlanan mahkeme sonuçlarından sorumlu tutan ve tazminat ödemelerini yargıçlara bırakan yasanın değiştirilmesi ile başladı. FETÖ'nün orduya kumpas operasyonları sırasında.

Böylece yargıçların yasalara uygun, doğru ve vicdani kararlar verme sorumlulukları üzerindeki bu baskıyı kasıtlı olarak kaldırdılar.

Kendilerine dayatılan siyasi operasyonların sonuçlarından hiçbir sorumlulukları olmayacağının bir garantisini verdiler.