'Yargı silahı'nı kullanmada uluslararası başarı

Özgür Özel bir konuşmasında Brezilya'da Lula'nın rakiplerince siyaseten mahkûm edildiğini ve sonraki seçimlerde yeniden başkan seçildiğini anımsattı, ayrıntıya girmedi.

Rakiplerine karşı yargı silahı, otoriter/ otokratik eğilimli siyasilerin ağırlıklı olarak bizimki gibi ülkelerde (mesela Brezilya) son 20 yıl içinde yaygın olarak kullanılan temel bir siyasi araç oldu.

Öyle ki uluslararası hukuk literatüründe çok sayıda araştırmaya konu oldu. Bir külliye oluşmuş durumda.

Daha önceki yazımda, İmamoğlu avukatlığından dolayı içeri atılan Mehmet Pehlivan'ın hapishanede zamanını iyi değerlendirerek bu alandaki literatürün ana hatlarını konu alan "Yargı Silahı" kitabında toparladığını yazmış ve paralelliklerin bir kısmını burada okumuştunuz. (Kırmızı Kedi)

***

Uluslararası literatür ile paralellikler iki yazı ile bitmiyor. Yaşadıklarımıza ilişkin güncel bir yargı olayı önümüze düşüyor.

***

Ne gibi diyeceksiniz: Mesela Lula'yı uyduruk suçlamalarla mahkûm ettiren savcı Deltan Dallagnol ile yargıç Sergio Moro, Lula kararından sonra ne yapmışlar dersiniz

Tabii ki siyasete atılmışlar!

Tanrı'm ne benzerlikler!

Uluslararası literatürde yargı silahı olarak, bizde ise yargının siyasallaşması diye kavramlaştı.

Bu silahla rakibini aslında içeri tıkarak hem bedensel olarak hem siyaseten ortadan kaldırarak kendine iktidar alanı açıyorsun.

***

Yargının siyasallaşması sürecinde,

- "güdümlü hareket eden belirli yargı aktörleri ön planda",

- "yok edilmek istenen hedef belli",

- "soruşturmalar hem hedefi itibarsızlaştıracak hem de adli tedbirlerle araçsallaştırılmış (tutuklama, iletişimin dinlenmesi, itiraf anlaşmaları vb) ile yürütülecek,

- Ve hem de örgütlü suç kavramı ile ağır suçlar üzerinden yürütülür.

- Tabii eksik olmamalı: "Medya tekelleri asılsız suçlamaları 'skandal' düzeyinde kamuoyuna aktaracak ve yargı mensuplarıyla eşgüdüm şeklinde, muhalif siyasi hedefin yok edilmesi amacına hizmet edecek."