Transferler, ahlak: Herkes yapıyor, başım kel mi ortamı...

ok tartışılan bir konu. Tam bir transfer sezonunda yaşıyoruz. Sanki futbolcu gibi, bir takımdan diğer takıma ama futbolcu borsasında Avro bazlı milyonlar dönüyor. Siyaset borsasında ise transfer karşılığı para konuşulmuyor, peki ne konuşuluyor

Suyu çıkan ve bir daha seçilemeyecek kişilere seçilme vaatleri...

İşin vıcığı çıktığı için şu görünüm aldı: Yahu herkes oradan buraya, buradan şuraya parti değiştiriyor. Yüzlerce insan. Hadi bir iki kişi olsa, alabildiğine eleştir çukurun dibine batır, ama artık kanıksanan ve giderek genişleyen bir borsada kimi eleştireceksin, transfer olacaklar, ben de bu borsada herkesin içinde kaynar giderim, diyor.

Gerekçe de var, sadece ben miyim!

***

Kendini borsa türbülansına kaptıranların onu seçenlerle bir ilişkisi yok. Ne seçenleri bilir ve tanır ne ne seçenler onu bilir tanır. Seçmenine ihanet etmişmiş boş laflar, dahası kendisini seçenlerle karşılaşsa, yüzüne karşı eleştiriler yapılsa, ihanet ediyorsun bize dense, hadi yürü anca gidersin der; tartışma kızışırsa, seçmenlere sövüp sayabilir de; dahası ben mi sana beni seç dedim, bas git yıkıl karşımdan bile deyiverir.

***

Yani bu kadar mı, evet bu kadar. Bu sözleri zaten, transfer olarak zımnen söylemiş oluyor.

O artık sokaklarda gezinen, kendisine oy dilenen, ellerini sıkan, vaatlerde bulunan, sorunlarınızı çözeceğim diyen, yüksekten atan, şüphesiz ki boş biri olduğunu saklayan kişi değildir.

***

Kendini seçenlere ihaneti içinde saklayan, kravatına uyumlu mendili ceket cebinden sarkan, çocuklara yalandan üç beş oyuncak dağıtan, milletvekili adaylığı için yapmadık yalakalığı kalmayan, seçilebilecek üst sıralarda yer alabilmek için çırpınan, seçmenlere "İşte seçilebilecek adam" dedirtmek için beyninde sakladığı maskelerden birini çıkartıp diğerini takan, sahtekârın biridir.

Kendisine hain diyene şunu bile diyebilir: Bana bak, beni senin karşına çıkartana git söv, say, yakamı bırak bile diyebilir!

***

Böylece geldik işin püf noktasına.

Evet o milletvekillerini seçen aslında parti merkezidir hatta parti başkanıdır. Seçmene buna oy ver diyen de.

Gösterdiği adam kabak çıktığında, sorumluluğu da üstlenecek odur.

***

Milletvekillerini doğrudan milletin seçeceği, kendisini seçenlere sık sık hesap verilen, seçmenle milletvekili ve parti arasındaki bağlı güçlü kılacak yeni bir sisteme acilen geçilmeli.

YENİ Parti tüzüğü bu konuda biraz umut veriyor.

Merkezin kullanacağı kontenjan dışında seçmeni ön plana çıkartan bir aday adaylık sistemi. Adayları parti üyeleri veya parti seçmeni dışında daha geniş bir vatandaş kitlesinin seçmesini mümkün kılacak bir sistem.