Tıp/sağlık ve hukuk ülkenin belkemiğidir ama...

Orhan Bursalı
11.08.2025
10

Bu üç konu da ülkenin en önemli alanlarıdır ve bir ülke veya devletin fil ayaklarını oluşturur. Devlet bu üç konuda da toplumu yüksek nitelikli yapmakla görevlidir, devletin varlık konusundan bahsediyoruz.

Tıp/sağlık konusu nüfusun tamamıyla ilgilidir. Her bireyin kesintisiz sağlık kurumlarına ulaşması gerekir. Devlet hastaneleri dolup taşmakta belirli branşlarda randevu alabilmek bazen ayları bulabiliyor. Acil servisler de dolup taşıyor. Aslında bu yoğunluğun belki de ana nedeni ülkemizde sağlıklı yaşamın büyük eksikliğidir. Beslenmeden tutun hayat tarzlarına kadar uzanan bir eksiklik zinciri hasta toplum yaratır. Burada toplumun sağlıklı yaşam konusunda cehalet katsayısı ve bilinçsizlik ve şüphesiz koruyucu hekimliğin eksikliği de büyük rol oynar. Devlet henüz bu sorunu gerektiği gibi çözememiştir.

HASTA TOPLUM TEHLİKESİ

Özel sağlık sigortalıların sayısı, 2.7 milyonu tamamen özel sağlık sigortalı ve 5.2 milyonu SGK ile anlaşmalı ve devlet katkılı tamamlayıcı sağlık sigortalı olmak üzere, 7.9 milyon.

Tıp öğrenimi en yüksek niteliğe ulaşmak zorundadır. Hem tıp alanındaki araştırmalar ve keşifler açısından hem de yüksek nitelikli doktorların yetiştirilmesi açısından.

Devlet bu eğitim alanını özel sektörün kâr hırsına ve politikasına teslim edemez. Ancak nitelikli eğitimi ve araştırmayı başarmış vakıf üniversitelerine hiçbir sözümüz yok. Ama dünkü yazımda da belirttiğim gibi, kâr amaçlı/tüccar kılıklı mahalle vakıf yüksek eğitim kurumlarının devlete, YÖK'e baskı yaparak devlet üniversitelerinde sağlıkla ilgili pek çok programın azaltılmasını ve bu alanların kendilerine devredilmesini istemektedir.

HEDEF, DEVLETİ GEMEK OLMALI

Vakıf üniversitelerinin bence varlık nedeni, tüm branşlarda devlet üniversitelerindeki eğitimi aşmaya, daha nitelikli eğitimle rekabet edebilmesidir. Hem 1 milyon TL yıllık ücret al hem de niteliği düşük eğitim var. 70'i aşkın vakıf üniversitesinden iyiler ve orta halliler dışındaki tüccarların hepsi kapatılmalı, devlet hep belirli normlarla denetim yaparak sonuç almalıdır.

Sorayım: Bahsettiğim sıradan vakıfların kaçı, elde ettiği kazancını tamamen üniversitesinin niteliğini her açıdan yükseltmek için harcıyor, kaçı ise kazancını, vakıf sahibinin kurduğu eğitim dışı diğer alanlardaki şirketlerine, bir şekilde aktarıyor Aldığım bilgiye göre, bu yola başvuran epey vakıf var. Peki bunları denetleyen devlet organı var mı

İyi vakıf üniversitelerine, isim vermeyeyim, sahiplerinin eğitim alanı dışındaki şirketlerinden her yıl para aktardığını biliyoruz. Bu nedenle giderek kalitesini artırmaya çalışıyorlar.