Tapu meselesi ve adalet bakanı

HP başkanının 11 tapu artı kanıtlanmamış bir duyum, 2 mülk satımı ve toplamda 452 milyon liralık bir varlıkla ilgili açıklamalarını dinleyince tabii ki insanın bu kadar mal mülk iddiaları karşısında dudakları uçuklar dedim. Büyüklüğü tartışılır ama bir siyasi kıyamet kopartacak bir durumla karşı karşıya olduğumuz açık seçik.
20 gün kadar önce haberini duyurdu Özel...
Bu kadar önemli bir konuda bu hikâyenin yanlış çıkma olasılığı nedir diye düşündüm öncelikle.
CHP ayaklarını sağlam yere basmıştır. Doğruluğunun yüzde 100 olduğuna kanaat getirdikten sonra açıklamayı yapmıştır diye düşünüyorum.
Aksi takdirde bir şekilde yanlışlanması durumunda, iddianın bumerang etkisi ile CHP ve Özel'i vuracağı bellidir.
Böyle çok önemli bir iddiada CHP yanlış tahtaya basmaz, diye düşünüyorum.

***

Referans numarasıyla tapulara ulaşmak bir tık uzaklıkta.
Tapu referans numaralarını girerek gerçekliğini araştıracak koşullara sahip değilim. Ama ilgili ve yetkili kişiler, şüphesiz ki başta önde gelen AKP'liler, hemen araştırmışlardır.
Bu arada, referans nolarından tapuların sorgulanmasında sorunlar çıktığı haberlerini okuyoruz. Hatta, buna kalkışan bazı kamu görevlilerinin de uyarıldığı söylentilerini duyduk.
Yani bir kilitlenme ve sanki koruma söz konusu.

***

Bakan bey 4 tapusu olduğunu açıkladı. Diğerleri için ise yalan ve hayal mahsulü dedi.
Aslında yapması gereken, söz konusu referans numaralarından girerek 11 tapunun kimlere ait olduğunu açıklamaktır. Araştırılır ve böylece iddialar çıkar.
Böyle kestirme bir yöntem varken neden yalanlama yoluna gidiyor, bunu en iyi kendi bilir.

***

Bakan beyin X hesabına baktım. Kendi ilk açıklamasının altına yüzlerce kişi yorum yazmış.

Herkes doğrudan soruyor, vatandaş gerçeği istiyor. Acaba bunlara bakıyor mu bakan bey...

***

Önemli bir nokta, AKP sözcüsünün genel anlamda sıradan üç satırlık yalan açıklamasından başka, AKP'nin önde gelenlerinden kimse ağzını açmamış, bir genel suskunluk hâkim. Cumhurbaşkanı da suskun. Milletvekilleri de. Parti yönetimi de.
Bir, başsavcı döneminde kendisiyle yakın ilişki içinde olup bilgi vb. alıp paylaşan Şamil Tayyar herhalde bu yakınlığın hatırına "iftira" demiş.
Şamil Tayyar gazeteci kökenlidir, merak edip referans numaralarından bir yoklama yapabilir, iktidardan bir adım uzak değil, kendisine bu fırsat verilir ama yapmıyor.
Yapması gereken, istifa ederek bu konuda iddianın soruşturulmasını talep etmektir.
Türkiye'de bu siyasi medeni davranış ne yazık ki sıfırdır.