Şiddetin kaynakları: Silah üretici kaynakları kurutulmadıkça...

Türkiye'de 30 milyon ruhsatsız silah varken, uyuşturucu kullanan ünlüler teşhir edilip silah üreticilerinin listesi neden hiç yayınlanmıyor?

Özet Bu özet koseyazarioku.com tarafından üretilmiştir

Yazar, Türkiye'deki ruhsatsız silah sorununun (30 milyon adet, yılda 4.500 ölüm) devlet tarafından ciddiye alınmadığını, iktidarın uyuşturucu ile savaş görüntüsü altında seçici operasyonlar yaptığını öne sürüyor. GI-TOC raporu ve güvenlik verilerine dayanarak, yerel üretim atölyeleri, kaçakçılık ağları ve organize suç örgütlerinin silah kaynakları olmasına rağmen, sorunun kökenine gidilmediğini iddia ediyor. Peki, ruhsatsız silah taşıma cezaları (1-8 yıl) arası değişkenliğe rağmen, neden silahlanma trendinin düşüşü gözlenmiyor?

Dün gazetemizde adli bilişim uzmanı Altun'un epey dehşet uyandıran bir açıklaması vardı: Türkiye'de 30 milyon ruhsatsız silah var! (36 milyon diyen de var.) Ruhsatlı olanların sayısı ise 2.9 milyon. Ayrıca: "Yılda ortalama 4 bin 500 kişi bireysel silahlarla yaşamını yitiriyor. Bu, küçük çaplı bir savaş demek."

Cinayet ve silahlı olaylarda kullanılan silahların büyük çoğunluğu (yüzde 75- 96'sı) ruhsatsız olanlar.

Umut Vakfı ülkede silahlanma konusunda ısrarla araştırma ve bilgi aktarıyor topluma. Bireysel silahlanmaya da hayır diyor ama iktidar ve devlette bu uyarılar duvara çarpıp geri dönüyor anlaşılan. ünkü, bireysel silahlanma yıldan yıla artıyor. ünkü sadece yakalanan silah haberlerini duyuyoruz. Dün haberleri dinlerken 1110'a yakın toplu silah yakalandığı duyuruluyordu. Bir çete bunları toplu olarak "bir yerlerden" almış, piyasaya sürmeye hazırlanıyordu.

Fakat Emniyet'in bugüne kadar sadece suçluda "ruhsatsız silah yakalandı" haberini biliyoruz.

Ama bugüne kadar bu ruhsatsız silahları üretenlerin kimler olduğunun listelerini görmedik, yani kaynaklarına ne kadar ciddi, imalathanelerin dibine darı ekecek şekilde gidiliyor

RAPORLARDAN

Kamuoyuna açık haberler, polis/jandarma operasyonları ve uluslararası raporlara göre (özellikle Global Initiative Against Transnational Organized Crime/ GI-TOC'un 2025 raporu) karaborsa silah satışları merkezi bir "büyük satıcı" ağı değil, daha çok parçalı, organize suç şebekeleri, yerel imalathaneler ve kaçakçılık rotaları üzerinden yürüyor.

Uyuşturucu kullandıkları şüpheleriyle kişilik haklarına saldırılarak "ünlüler" boy boy teşhir edilirken (*) silah üreten veya satan "ünlülerin" listelendiğini gören, duyan var mı

ÜRETİCİ KAYNAKLARI

Bu yok ama baskınlar var: Yerel yasadışı üretim atölyeleri en büyük kaynaklardan biri. Özellikle Karadeniz, Güneydoğu ve bazı büyükşehirlerde (İstanbul çevresi) el yapımı tabancalar veya kurusıkı tabancaların gerçek mermiye dönüştürülmesi çok yaygın. Bunlar ucuz (piyasada 1500-8 bin 500 TL arası), koay kırılıyor ama talep yüksek. Jandarma ve Emniyet son yıllarda onlarca imalathaneyi bastı, 2025-2026 operasyonlarında en az dört atölye.

Peki yasal üreticilerin üretim miktarları vb. tam denetim altında mı Yoksa salt beyana mı bakılıyor

ETELER

Organize suç örgütleri ve çeteler, İstanbul, İzmir, Adana, Gaziantep gibi şehirlerdeki yeni nesil organize suç ağları oluşturan çeteler, silah ticareti, uyuşturucu, insan kaçakçılığı ve haraçla iç içe faaliyette. Hem iç piyasaya (çete savaşları, sokak suçları) hem komşu ülkelere (Irak, Suriye) silah satıyorlar. Bazı gruplar motosikletli çeteler şeklinde çalışıyor.

Sınır ötesi kaçakçılık ağlarından bahsetmeli. Güneydoğu sınırlarından (Suriye/Irak) savaş bölgelerinden gelen silahlar. Bunlar dağlık araziden, göçmen rotalarıyla veya gömülü olarak taşınıyor.

Bulgaristan üzerinden (Kapıkule) kurusıkı veya fabrika malı silahların yanı sıra deniz yoluyla silah geliyor ve gidiyor.