NATO ile başlayalım...

İki nokta var, önce birincisi, sonra en kısa sürede bir yazımda da NATO'ya nasıl girdik veya sokulduk, bu kurtuluşu gerçekleştiren kadroların en büyük hatası mıydı ve Rusya tehdidi ne kadar ciddiydi yazısını ele alacağım.

***

İktidarın NATO'yu da aşan NATO'cu politikası... İktidar belirsizliklerin çoğaldığı ve özellikle Avrupa'nın, öncelikle Rusya korkusunun yarattığı büyük baskı nedeniyle "güvenlik" ihtiyacının birinci plana yükselmesi sonucu, RTE iktidarına, Türkiye'ye sarılması...

Bu şu açıdan önemli, iktidar bu sarılmayı, içeride muhalefetin ana partisine, seçilmiş CHP ve liderine yönelik her türlü tasfiye hareketini, Özgür Özel'in deyimiyle "AKP/iktidar yargı kolları" aracılığıyla yürütme özgürlüğünü kullanabileceğini görmesi. Yani bana ses çıkartamazlar, düşüncesi!

HUKUKSUZLUKLARA NATO ZIRHI

Nitekim İspanya dışında Erdoğan iktidarına karşı tek laf eden Avrupa hükümeti yok. Hepsi, acaba biz bu durumdan kendi ülkemizin yararına ne ekonomik/siyasi fırsat yakalarız düşüncesinin peşinde. Aslan Türk ordusu!

Avrupa Parlamentosu'nun-Konseyi'nin hazırladığı içinde eleştirilerin olduğu raporlar lafı güzaf. Etkisiz...

Şu aşamada seçim sürecinde henüz olup bitecek tüm hukuksuzluklara karşı "NATO zırhı"nı şimdiden kuşanmış durumdalar.

Özür Özel'in fezlekesi Meclis'te kabul edilip (olmaz ya!) dokunulmazlığı mı kalktı ve mahkeme önüne çıkarıldı ve ötesi...

"Türk ordusunu kullanmaya ihtiyacımız var" politikası, yani NATO zırhı göz yumulan her türlü hukuksuzluğun örtüsü olacaktır.

GÖSTERİ KOZU OLURDU!

Daha başlangıca bakın, aman gösteri yaparlar azılı anti-NATOcular düşüncesiyle 100'ü aşkın insanı tutukladılar.

NATO'dan daha NATO'cu bir iktidar yüzü var.

Aslında Ankara'da protesto gösterisi, iktidarın Avrupa ve NATO'ya karşı bir koz olarak kullanabileceği bir toplumsal hareket olurdu. Bunu bile düşünmemişler.

Ankara allanıp pullanıp "iktidarın müthiş başarıları"