KK'nin feci sonu: İktidarın CHP'ye atadığı yasal temsilcisi

Nefretler katlandı. İktidar/ Kılıçdaroğlu birlikteliği/ ittifakı, CHP merkez binasını darmadağın etti; bibergazı, belki de plastik mermilerle binayı ele geçirdi. Buna da şükür, askeri helikopterle ve savaşçılarla binayı tepeden uçurarak da içeri girebilirlerdi. Neyse ki böyle bir film sahnesi bize seyrettirmediler.

Tabii ki bu saldırının arkasındaki başkomutanın kim olduğu konusunda kimsenin bir kuşkusu yok.

İktidarın CHP'ye atadığı temsilci, önce emirler yayımladı, mealen: Direnmeyin, mahkeme kararına uyun, binayı teslim edin...

BASKIN İLK SEENEK MİYDİ

Sanmıyorum. CHP'nin sözde lideri olarak Saray'ın temsilcisi olarak atandıktan sonra, umdular ki milletvekilleri, belediye başkanları, hatta seçmen ikiye bölünecek ve atanmışın yanında saf tutacak.

Sandı ki "Yeni güç merkezi biziz, dolayısıyla onlar güçten iktidarda oturandan yana meylederler. Özgür Özel zayıflar, bizle uzlaşır, ona her şeyi kabul ettiririz.."

Yani CHP'nin kadrolarını, seçmenlerini ve tüm halkı "akılsız, göbeğini ve başını kaşıyanlar" olarak görmenin tipik dışavurumu.

Bunu göremeyince iktidar temsilcisi veya kayyımı, bu kez emrindeki devlet görevlilerinden binayı ele geçirmelerini istedi.

Önemli olan "bina" idi, CHP'nin kasasındaki 1 milyar TL para idi. Bu ikisine sahip olarak neler yapamazdı ki!

BU TABLO KİMİN KÂBUSU

CHP başkanı ve arkadaşları binayı işgal ederek ele geçirmelerine fırsat veren bir strateji izlediler.

Hele işgal, şiddetle bibergazları ve kapı kırmalarla gerçekleşince iktidar ve temsilcisinin kafalarının politik sığlığını gördük.