AKP liderliği ve hükümeti biliyor, İmralı biliyor belki de onayına sunuldu, (PKK'nin de bilgi sahibi olduğunu reddedemeyiz), DEM'liler haydi haydi biliyor.
Bir bilmeyen millet, Türkiye Cumhuriyeti yurttaşları.
Öncelikle onların bilmesi gerekiyor, çünkü bu ülkenin esas sahipleri onlar. İktidar ve tüm diğerleri ise geçici bir varlık, pek çoğu temsiliyetini bile epey yitirmiş.
erçeve yasadan bahsediyorum.
Bu hafta Meclis'te. Sözde partilerin ortak yasa önerisi olarak Meclis'e inecek yakında.
YALANDAN 'DEMOKRASİ KOMİSYONU'Milletin ne olduğunu, neler içerdiğini bilmediği, görüş bile açıklama olanağı olmadığı, değerlendirme yapamadığı, "kürt sorunu"nu çözeceği vaat edilen tasarıdan bahsediyoruz.
Hani Meclis'te kurulan Demokrasi ve Kardeşlik Komisyonu'nun aylarca görüşler aldığı, şimdi de bir çerçeve yasanın çıkarılma aşamasına girildiği bir sürecin içindeyiz.
Özgür Özel ve arkadaşlarının komisyona katılabilmek için adına yalandan bir "demokrasi" lafının eklendiği, yani demokrasi lafıyla aldatıldığı... Bırakın demokrasiyi, muhalefete zulmün arttığı, neredeyse tüm belediyelerine çöküldüğü, başkanlarının korku ile devşirildiği, milletin iradesinin reddedildiği ve berhava edildiği, Türkiye Cumhuriyeti tarihinde ve dünya tarihinde görülmemiş bir şekilde başkanlarının yüzlerce çalışanıyla birlikte içeri tıkıldığı, "cum..." ile cümleye başlamadan içeriye atılan gazeteci ve yurttaşların yaşadığı, bir "süreç"in sonunda.
Birilerinin yeni "demokratik bir Türkiye..." diye nitelendirdiği yasa tasarısı.
'DAHA ATILAN İLK ADIM'Dün yasa tasarısı götürülen İmralı sakininin lafına bakın: Bu yasa ile "...demokratik Cumhuriyetin önünde sonuna kadar kapı aralanmaktadır. Bin kilometrelik yol bir adımla başlar. Bu yasa ile tarihsel bir sorunu çözmek için yola çıkıyoruz. En az Cumhuriyetin kuruluşu kadar önemli olacak bir demokratikleşme sürecinin başlangıcındayız. Cumhuriyetin kuruluş sürecinde nasıl büyük bir emek ve fedakârlık ortaya konulduysa şimdi de demokratik Cumhuriyet için aynı ciddiyetle çalışmak gerekiyor..."
İMRALI BİZE İİNİ ANLATIYORİktidarın, Cumhurbaşkanlığı seçimlerine giderken her zamanki gibi "iktidar hesapları" çerçevesinde geliştirilen "çözüm"ün anahtar sözcüklerini İmralı sakini net bir şekilde anlatıyor.
1) Her zamanki gibi, Kürt siyasal örgütünü "tek adam rejimi" ve bu rejimin yol açtığı ve siyaset bilimcilerce otoriter ile otokrat rejim aralığında değerlendirilen, anayasanın bile takılmadığı bir rejim zerre ilgilendirmiyor.
Tam tersine Kürt siyasetçileri, tek adam rejiminin içinde bulunduğu zor koşullardan yararlanarak Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşuna eşdeğerde, yeni bir kuruluş "demokratik Cumhuriyet"i dayatıyor.
Bu Türk-Kürt birlikteliği ile Türkiye'nin yeniden kurulduğu bir cumhuriyettir.

14