İnsanoğlunun normal hayatta pek dışa vurmaya çalışmadığı bir karakteri yanardöner halidir. Bu düşünsel olarak gerçekleşir, insana bukalemun benzetmesi yapılır, yani ortama uygun bazı renklere bürünebildiği söylenir ama bu biyolojik ve fiziksel olarak doğru değildir. Bukalemun, evet, kamuflaj amacıyla bunu yapar ama her renge bürünmez, renk değiştirmesinin ayrı ama çok önemli başka nedenleri vardır. Bunun tam yanıtını HBT dergisi sayfalarına bırakalım, konumuz insan.
Fakat yine de kamuflaj özelliği ile insanla bir benzerliğinin kurulmasının önünde de bir engel yoktur.
İnsanın normal halinde kaypaklığını; kendine, ahlakına, size verdiği güven algısına ihanet edebileceğini önceden göremeyebilirsiniz ama yine de sezebilirsiniz.
Küçük işaretler ve bazı olaylar karşısındaki davranışları, tekin olmayan duyumsal işaretleri size bilgi verebilir.
Güvenilmez bir insandır, yargısını diye getirirsiniz ve mesafe koyarsınız.
PEKİ GÜVENİLİR İNSANLARFakat yıllardır yan yana çalıştığınız, pek çok şey paylaştığınız, aranızda güven bağı oluşmuş insanların başkalaşması karşısında ne dersiniz
Kişisel ilişkiler içinde bu türlere şüphesiz çok rastlanır. Belki ticari ilişkilerde, para ilişkilerinde, aile ve gönül ilişkilerinde vb. insanların başkalaşımına şaşırır kalabilirsiniz.
Buradaki yazıda bu insan biçimine konu olan, şüphesiz günlerdir yaşamakta olduğumuz siyasi başkalaşım gösteren insan tipidir.
20 yıl omuz omuza aynı idealler uğruna mücadele ettiğiniz insanların birden her şeye ihanet eden karakterlere bürünmesinden söz ediyoruz. Aydın'da bu yaşandı, Uşak'ta yaşandı, küçük yerlerde de yaşandı ve şimdi de Afyon'da bir benzerine tanık oluyoruz.
HAPİSHANELER BİR KARAKTER SÜZGECİDİRBunu derler. Biz de yaşadık. Aynı davadan içeri atılmışsınız. Koşullar zor, bazen dayak da var, normal hayatta değilsiniz, süre uzayabilir ve tüm bu koşullar kişiliğiniz üzerinde baskı oluşturur. Kimi tam dayanıklıdır, çünkü neden orada olduğunu bilir ve zorluklara boyun eğer, hazırlıklıdır, tatlı su balığı değildir.
Kimi ise zorluklar altında ezilir, belkemiği tutmaz eğilir; boynu dik duramazsa eğer ihanet eder veya köşesine çekilir.
SİYASETİN ZOR KOŞULLARISiyasi hayatta olağanüstü koşullar yaşıyoruz ve tıpkı hapishane koşulları etkisini gösterdiğini gözlemliyoruz. Alçakça iftiralar, şantajlar, tutuklanma olasılıkları, ya bize gel ya içeri gir, ciddi baskılar, bazı ilgili ilgisiz konular, ses çıkartamamanız, ailenizden biriyle ilgili iddialar veya ciddi etik ihlalleri vb. peşinizi bırakmaz. Mücadele etme gücünüzü kendi kendinize sıfırlarsınız; ellerinizi kaldırır teslim olursunuz.

3