Biraz gecikmiş olsa da yazmalı ve aklımdan çıkarmalıyım, yoksa dönüp dolaşıyor. Önce yargıç-sonra siyasetçi-sonra başsavcı-sonra yine siyasetçi döngüsünde iktidara hizmet sunan Akın Gürlek, Adalet Bakanlığı'na atanınca alelacele bir yandaş kanalda boy gösterdi. Doğrusu beklemiyordum, garipsedim de. Saray'ın da uygun görmesiyle olsa gerek bir "halkla tanışma" merasimi seyrettik.
"Bütün ülkenin adalet bakanıyım, herkes bana ulaşabilir" sözünü birkaç kez tekrar etmesi üzerine, bu yazıyı da "bakan beye ulaşma girişimi" olarak kabul edebilir.
Bakan bey bir "güvenli kale" içinde, tanıdığı, iletişim içinde olduğu bir ortamda üç sadık gazetecinin sorularını yanıtladı. Hangi konularda soruların yöneltileceği şüphesiz bir ön sohbette görüşülmüştür. Ne de olsa gazeteciler ile iktidar arasında bir gayri resmilik hiç bulunmuyor.
Nitekim söyleşi bu çerçevede sürdü.
BİR OBJEKTİF GAZETECİ İLE KONUŞUR MUBütün ülkenin adalet bakanı olarak acaba bir muhalif kanalda da sorulara yanıt verir mi sorusunu abesle iştigal etmek görebilirsiniz. Ve hangi bakanı bir muhalif kanalda gördük ki... Haklı bir karşı yanıt.
Ama tüm ülkenin bakanıyım, lafını eden bir bakan, gerçekten öyle düşünüyorsa hiç olmazsa bir objektif gazeteciye de karşısında rol verebilirdi.
Hayal gördüğümü biliyorum.
Ama en önemlisi, bakan beyin böyle bir röportajda, imzasını attığı 4 bin sayfalık Ekrem İmamoğlu iddianamesini "görüşme dışı" bırakması ve bu konuda yöneltilecek sorulara hiç yanıt vermeyeceğini belirtmesi etik bir davranış olmaz mıydı Başsavcı olarak iddianamesini mahkemeye sundu, şimdi ise adalet bakanı (ve yargıç olarak) savunuyor...
Söyleşide başsavcılığı tuttu!
PAS ATMA SORUSUSadıklar, sözde bir muhalif soru yöneltti: Muhalefet iddiaların kanıtlara değil sadece duydum gibi itiraflara dayandığını söylüyor ne dersiniz, sorusu artık başsavcı olmayan bakana atılmış bir pastı. Cevap hazırdı: Hepsi kanıta dayalı, rüşveti alanın da verenin de HTS kayıtlarıyla belgeli aynı yerde bulundukları gibi yanıtlar verdi. Ama sadıklar sorularının devamını getirmedi: Peki ama muhalefet diyor ki HTS kişiler arasındaki mesafe bazen 400 metre bazen binlerce, bu konuda ne dersiniz, sorusunu yöneltmediler. Tabii bu bir cesaret işi...
Suçlananlar yanıtlarını vermişlerdi, mesela "Belediye başkanı Hakan Bahçetepe pazaryerinde, binlerce insanın olduğu sokakta halkı dinlerken 'Aynı baz istasyonuna takıldın' diyerek suç örgütü buluşması icat ediliyor" ne dersiniz sayın başsavcı veya adalet bakanı Bir de "Sanıklar lehine delilleri de topladık" demesi, apayrı bir konu, kim için ne topladınız Ama mesela "objektif çalıştık" hikâyesini millete yutturmak. Bu ayrı araştırma konusu.

4