Kazanacağız yüreğiyle...
Başaracağız inancıyla...
***
Var olabilmek için başka hiçbir seçenek, çare yoktu.
Ya Türkiye var olacaktı, kırmızı beyaz bayrak özgür ve bağımsız dalgalanacaktı.
Ya da köhnemiş, çürümüş, parçalanmış ve artık yıkılmış ve teslim olmuş bir padişahlık kurumu, Sevr Antlaşması gereği Orta Anadolu'da küçük bir toprak parçası üzerinde, sonradan oradan da bir tekme ile Anadolu'dan da tamamen defedilmek için kaderini ve tarihini bekleyecekti.
***
Ve 1071'de Malazgirt Zaferi ile Türklere açılan Anadolu kapısı bu kez dışa doğru açılacak, Türkler Anadolu'da, Anadolu çevresinde ve başka ülkelerde "diyaspora azınlığı veya çoğunluğu" olarak yaşayacaktı.
***
ağımızda bu olur mu demeyin.
Evet 100 yıl önce olurdu.
Koskoca, tarihin en büyük imparatorluğunu kurmuş Osmanlı hanedanı tüm Afrika'dan, tüm Ortadoğu'dan, tüm Ege adalarından, tüm Balkanlar'dan, az kaldı tüm Trakya'dan itile itile Anadolu'nun bir parçasına sığınmak zorunda bırakılmadı mı
Sevr dayatılmadı mı
Bu Batı'nın Avrupa'ya yürüyüşün, Viyana kapılarına dayanışın, Macaristan içlerinde at koşturmanın intikamı olarak da görülebilir.
***
Ama salt özel olarak Türklere yönelik değildi, ülkelerin genişleme hırsı emperyalist yürüyüşlerinin kaçınılmaz sonucuydu. Küçülmüş bir hasta ülkeye zamanın aslanları dişlerini geçirmiş ve paylarını almaya girişmişlerdi.
Tarihin çok doğal bir gelişmesi.
***
Fransa ile İngiltere de birbirini yemeye girişmiş, Napolyon Moskova önlerine dayanmış, Hitler tüm Avrupa'ya diz çöktürmek istemişti. Roma İmparatorluğu'nu anımsayın.
***
Bugün de emperyalizm tüm canlılığı ile, tüm iştahı ile, açgözlülüğü ile hep bana hep bana, tüm zenginlikler bana politikalarıyla bu kez dünya çapında yerküreyi yerle bir etmeyi ve milletleri süründürmeyi göze almıyorlar mı
***
Batı ve Doğu cephelerinde değişen bir şey yok.
Dünya iki bin yıl öncesinin, bin yıl öncesinin, yüz yıl öncesinin aynı dünyası; aynı iktidarları, aynı sömürü mekanizmaları, aynı genişleme hırsının dünyası.
***
Dış politika, komşu ve başka ülkelerin parçalanmasına sürekli karşı çıkmak, ülkeleri güçlendirme, komşularının parçalanmasına ve ezilmesine asla izin vermeme, onlarla birlik beraberlik ve barış içinde karşılıklı yardımlaşma ile yaşama üzerine kurulmalıdır.

15