Mademki yeni bir parti kuruluyor, yıllardır içinde bulunduğumuz (ben diyeyim 10, sen de 20 yıl) olağanüstü koşulların yıprattığı toplumun, tüm devlet kurumlarının ayakları üzerine oturtulmasını önceliğine alması gerekir. Konumuz bugünkü aşamada "ideolojik" açıklamalar, sağ-sol kavram tercihleri ve açıklamaları değil. İlk aşamada tek adam rejiminin harap ettiği başlıca insani değerleri bir "demokratik devrim"le, kullanılabilir, yaşanabilir, içselleştirilebilir duruma getirmektir.
Bunu gerçekleştirmenin onurunu ancak sosyal demokrat/sol bir parti taşıyabilir. Partinin kimliğine kimse bakmayacak, sadece ülkede estirdiği yeni rüzgârla anılacak: "Bunları onlar yaptı." Kim onlar Sosyal demokratlar, sol eğilimliler...
Nasuh Mahruki'nin 15 Temmuz yorumuyla tutuklanmasına geçirilen "halkı kin ve düşmanlığa" kışkırtmak gibi (yüzlerce başka örneği var!) ucube bir kılıfı yırtıp atarak çiğnenen anayasanın ifade özgürlüğü maddesini yaşanır kılmak. Bir özgürlük rüzgârı estirmek! Halkı korkmadan konuşur kılmak...
O halde, yeni partinin bayrağına "özgürlük" yazmak. Hakaret içermeyen halen tutuklu bulunan ifade, yorum ve mizah özgürlüğü, korkmadan konuşan tartışan bir toplum ve ülke!
YARGI ADALETİ!Verdiği kararların yasalara ve anayasaya aykırılığı tescil edilmiş yargı mensuplarının, devlete çıkarılan tüm tazminatların yargıçlara rücu ettirilmesi! Yasalarda belirtilen kurallara uymayan, aykırı hareket eden savcıların, tescil edilmiş suçlamalardan sorumlu tutulması! Bu amaçla gerekli düzenlemelerin yapılması!
Yargıda adalet, yargının siyasallaşmasına son verecek; yargıda rüşvetin, kayırmanın, haksızlığın kökünü kazıyacak; yargıyı layık olduğu güvenilirlik sıralamalarında üst düzeye taşıyacak bir düzenleme, acil bir Türkiye sorunudur ve partinin bayrağına yazılmalıdır.
Eşitlik! Mümkün olan her yerde ve her konuda!
Öncelikle toplumda gini katsayısı yüzde 42'lere ulaşmış, gelirlerde eşitsizliği yüzde 30'ların altına indirmek acil bir toplumsal barış ve insan gibi yaşamanın ön şartıdır. Parti bayrağında dalgalanmalıdır!
Sadece gelirde değil. Devlet kurumlarına giriş sınavlarına kadar.
Eğitimde eşitsizliğe son verilmeli ve devlet okullarında niteliği en üst düzeye çıkarmanın altyapısı acilen hazırlanmalı. Laik eğitim şüphesiz önceliklenmeli.
Kardeşlik, diğer bir bayrak sloganıdır. Bu toplumda herkese eşit fırsatı yaratmanın ve kardeşliği dayanışmayı güçlendirmenin sloganıdır. Tüm kimlikler eşittir, kimlik üzerine dayalı bir siyaset değil, yurttaşlık bilinci ve yurt sevgisi üzerine birleştirici ve liyakata dayalı bir toplumsal düzen...
YOLSUZLUĞA, RÜŞVETE HAYIR!Ülkenin içine düştüğü batak, yoksulluğun ve ülke kazanımlarının har vurup harman savrulmasının, haksız büyük zenginliklerinin yaratılmasının nedenidir. Hem adalet hem yolsuzluk endekslerinde hızla yukarılara tırmanıldığını görmek, başarının işareti olmalı.
Beyin göçüne hayır! Yetişkin, zeki, iyi yetişmiş gençler, ülkenin en büyük potansiyel zenginliğidir. Onların orta vadede ülkenin yaratıcı üretici bilim, teknoloji, yüksek teknoloji ve diğer önemli üretici sahalarda çalışmasını sağlayacak bir ekonomi programı açılmalı ve gençlere heyecan ve verecek çalışma alanlarına yöneltilmeli. Bu kapsamda, üniversitelerde özgürlük rüzgârı estirilmeli ve ülke ekonomisine en yüksek katma değeri yaratacak alanlarda üstün çalışmalar teşvik edilmeli.

26