Arçelik devlet-özel sektör ortaklığı ile kuruldu (CHP ve Yenilikçilik)

CHP'nin iktidar olma yolunda devlet-özel sektör işbirliğine dayalı planlı ekonomi politikaları geliştirmesi şart mıdır, yoksa liberal yaklaşımlar da işe yarayabilir mi?

Özet Bu özet koseyazarioku.com tarafından üretilmiştir

Yazar, CHP'nin iktidara gelmesi durumunda ekonomiyi kendi haline bırakmaması ve devlet-özel sektör ortaklığına dayalı planlı politikalar izlemesi gerektiğini savunuyor. Kale ve Arçelik gibi tarihsel örnekler üzerinden bu tezin başarısını gösterirken, Türkiye'nin ithalat-ihracat açığı sorununun ancak stratejik ekonomi politikalarıyla çözülebileceğini ileri sürüyor. Peki, devletçi müdahaleler her zaman piyasa mekanizmasından daha başarılı olabilir mi?

Bugünkü Türkiye ve dünyadaki gerilimli siyasi ortamda bu yazılar dam üstünde saksağan gibi duruyor olabilir ama ülkemizin temel sorunlarını bilen insanlar arasında ilgi yoğun. Esas olan da budur. CHP'de bilim ve yenilik üzerine HBT yazarı Müfit Akyos'un iktidar alternatifi CHP için yazdığı ve burada yayımladığım bilim ve yenilik üzerine notlar önemli bir tartışma açtı. (www.cumhuriyet.com.tr/yazarlar/orhanbursali/chp-de-bilim-ve-yenilik-yokmu-2490627)

Dünkü yazımda da sanayici Hüseyin G. Öklem "devlet özel sektör işbirliği" örnekleri ile konuyu derinleştirdi.

Bugün de yine bu konularda bilgisine güvendiğim Nejat Bayülke tartışmaya katıldı ve bakın neler söyledi:

***

Sayın Bursalı,

1950-60 yılları arasında yüzde 49 özel, yüzde 51 devlet sermayesi ile kurulmuş çok şirket var,

Bunlardan başarılı olmuş biri anakkale Seramik Fabrikası o yıllarda yaygınlaşan enterkonnekte elektrik iletişim hatlarının direklerine porselen fincan üretmek için kurulmuştu. Bugünün büyük KALE grubunu bu çekirdek oluşturmuştur. Devlet zamanla sermaye artırımlarına katılmayarak kuruluşu Bodur ailesine devretmiş gibidir.

Bir ikinci başarılı örnek Arçelik'tir. Arçelik Devlet Malzeme Ofisi için çelik masa, dolap vb. üretmek için kurulmuştu. 1970 yılında devlette çalışmaya başladığım zaman bütün büro eşyalarının markası Arçelik idi. Bu çelik büro eşyalarının temeli saç kıvırma tezgâhıdır. Saç kıvırma makinesi ile buzdolabı ve çamaşır makinesi üretimine geçmek kolaydır. Bir elektrik motoru ve kompresör eklemek yeter. Arçelik firmasında 1980'lere kadar devletin (DMO) hissesi vardı. Sonra bu hissenin 18 milyon dolara Koç Holding'e satıldığını gazetelerde okuduğumu sanıyorum.

***

Şimdi de su politikaları konusunda uzmanlığı ile tanıdığımız Dursun Yıldız'ın mesajını paylaşıyorum:

Orhan Bey, bu konu çok önemli. Yenilikçi ve stratejik politika hedefleri koymadan olmaz. Bu konulara bugünden samimi bir şekilde hazırlık yapılmadan hiç olmaz. Sorunlar çok karmaşık ve birbirleriyle ilintili duruma geldi. özümü de zorlaştı.

Başka bir yenilikçi bakışa ve radikal yaklaşıma ihtiyaç var. Patinaj yapmadan yol alınması gerekiyor.

***

İki destek mektubu daha:

Levent Ahmet Alkan: Kaleminize sağlık. İyi ki bu mektubu yayımladınız. Muhteşem bir yazı, olağanüstü bir tespit, yapıcı bir uyarı. ok teşekkür ederim, düşüncelerimize tercüman olduğunuz için.