Koç Ailesi'nin tarihini anlatan sergide, 1954 yılındaki Yapı Kredi resim yarışmasında alınan jüri kararı merkezi hale geliyor; Bülent Ecevit'in yazısı, sanatçıya konu dayatmanın yaratıcılığı engellediğini savunuyor. Ancak kültür kurumlarının desteklediği sanatın, halk tarafından anlaşılabilir olması gerektiği görüşü göz ardı edilmişse, hangi sanat daha değerlidir?
Beyoğlu İstiklal Caddesi'nde, Yapı Kredi Kültür Sanat Yayıncılık Sergi Salonu'nda, Koç Ailesi'nin tarihini anlatan bir sergi açıldı. Sergi, 1920 yılından başlayarak 2000'li yıllara kadar uzanan süre içinde, Koç Ailesi'nin topladığı, biriktirdiği, çoğalttığı tablolar, evraklar, belgeler ve bütün bunların Cumhuriyet tarihiyle ilişkisi üzerine çok yoğun bir malzeme içeriyor. Öyle tarihi hikayeler var ki... Örneğin Türkiye'nin Başbakanlarından Bülent Ecevit, 1954 yılında henüz tanınmamış bir isimken, sergi hazırlığı ve mantığını eleştiren bir polemik yazısı yazmış. Fotoğrafıyla sergide yer alan Sadberk Hanım, adına Türkiye'de ilk özel müze açılan bir sanatseverdi. Oğlu Rahmi Koç, kızı Semahat Arsel ve tüm aile bireyleri, onun adına hazırlanacak bir müzeyi hayata geçirebilmek için uzun süre büyük çaba gösterdi. Ancak o, bu uzun uğraşların ürünü olan müzeyi göremedi.
Haberin DevamıMüze 1971'de açıldığında Sadberk Hanım artık hayatta değildi. O müzeye de önemli bir yer ayıran sergi, 8 Nisan 2026 tarihinden itibaren İstanbul'da, Yapı Kredi Kültür Sanat Yayıncılık binasında ziyaretçilere açıldı. Sadberk Hanım Müzesi'nin oluşmasında emeği geçen isimlerden Semahat Arsel, annesi Sadberk Hanım'dan bir anlamda özür diliyor. 1971 yılında kendisine kanser teşhisi konduğunda artık çok geç kalındığını anlayamamışlardı. Sadberk Hanım, hayal ettiği müzeyi göremedi. Annelerine yeterince vakit ayırmamanın büyük bir hata olduğunu kavrayan çocuklar, bütün imkân ve gayretleriyle anneleri Sadberk Hanım'ın arzusunu yerine getirerek, onun adını taşıyan Türkiye'nin ilk özel müzesini Büyükdere'deki Azaryan Yalısı'nda hayata geçirmeyi başarmışlardı. Şu anki serginin konularından biri işte bu müze.
"Yüzyılın İzleri: Koç Topluluğu ve Sanat" sergisi, Koç Ailesi ve Koç Topluluğu'nun kuruluş ve gelişme hikâyesi olarak okunabilir. Sergi, Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş ve gelişme hikâyesine de dokunan; resimler, belgeler, objeler ve mektuplar gibi çok sayıda malzemeyi bir araya getiriyor. Bu tarihsel birikimin ilginç örneklerinden biri, Yapı Kredi'nin 10. yılı (1954) çerçevesinde düzenlenen resim yarışması. Bankanın 1954'teki yarışma için verdiği ilanda, konu, "Türkiye'nin iktisadi hayatından çeşitli istihsal etkinliklerini gösteren tablolar" olarak duyurulmuştu. Resimlerin 2x3 metre büyüklüğünde ve yağlıboya olması isteniyordu. Yarışmaya katılan 38 tablo, Yapı Kredi'nin afiş yarışmalarına katılan eserlerle birlikte, Spor ve Sergi Sarayı'nda sergilendi. Jüriyi oluşturan ve o yıl İstanbul'da toplanan Uluslararası Sanat Eleştirmenleri Birliği, Aliye Berger'i birincilik ödülüne layık gördü. Bu tercih, dönemin önde gelen sanatçıları ve diğer katılımcılar tarafından sert biçimde eleştirildi.

6