Yaşamın öznesi insan

"Dünyada benzerine az rastlanan bir gönüllü okur örgütlenmesini Ankara Cumhuriyet Okurları (CUMOK) özelinde inceleyen ve tüm Cumhuriyet okurlarına armağan" olan bir kitap yayımlandı:

Önce Cumhuriyet (Yay. Haz. Adnan Gerger, Cumhuriyet Kitapları, 2026).

Sunuşunda bu kitabın amacının "Cumhuriyet gazetesi okuru olmanın diğer gazete okurlarından çok farklı bir şey olduğunu belgelemek ve bu belgeyi tarihe not düşmek" olduğunu söylüyor Ankara Cumhuriyet Okurları Dönem Sözcüsü Nejdet Özer.

'ÖNCE CUMHURİYET'

İlk bölümde, dün olduğu gibi bugün de insanın ve ülkenin aydınlanmasına katkılarda bulunmayı cesaretle sürdüren, yalnızca Türkiye'de değil dünya medyasında da seçkin bir yeri olan, Cumhuriyet devrimlerinin kalesi olan Cumhuriyet gazetesinin nasıl kurulduğu, ilkeleri, özgünlüğü ve ayakta kalmak için verdiği savaşım anlatılıyor.

Mustafa Kemal'in "İstanbul'da, Babıâli'nin göbeğinde Cumhuriyet düşmanlarına ve hilafet yanlılarına karşı mücadele verecek bir gazete çıkaralım, adını da Cumhuriyet koyalım" önerisine coşkuyla "Evet" diyen Yunus Nadi, kurduğu gazetenin 7 Mayıs 1924 günkü ilk sayısının sunuşunda şöyle yazar:

"Cumhuriyet Türkiye'de büyük kavgalarla elde edilmiş tarihi bir sonuçtur... Cumhuriyet memlekete mal olmuş bir fikirdir. Biz onun temsilcisi ve koruyucusuyuz. Bu temel düşünce göz önünde tutulduktan sonra kesin olarak söyleriz ki bu gazetemiz ne hükümet gazetesi ne de parti gazetesidir. Cumhuriyet sadece Cumhuriyetin, bilimsel ve saygın ifadesiyle demokrasinin savunucusudur."

Böylece, yaşamda özne olmayı başaranlar Cumhuriyetin insanlaşma yolundaki devrim adımlarının atıldığı dönemin ışığı, aydınlatıcısı, sözcüsü olan bir gazeteye kavuştu ülkemiz.

CUMHURİYETİN CUMHURİYET'İ

Cumhuriyet, devrimlerin anlatılması, yaygınlaştırılması doğrultusundaki yayınıyla 1945'ten sonra Nadir Nadi'nin başyazarlığıyla özgürlük, demokrasi mücadelesini sürdürdü.

1963'te İlhan Selçuk'un "Pencere"siyle gücüne güç katan Cumhuriyet, Ali Sirmen, Oktay Akbal, Mustafa Ekmekçi, Uğur Mumcu gibi güçlü yazarların da katılımıyla 12 Mart ve 12 Eylül baskı dönemlerinde yurtseverliğin, devrimciliğin, demokratlığın simgesi haline geldi.

İlkelerini ve demokrasiyi savunarak siyasal iktidarlara, askeri yönetimlere, kapatılmalara, çökertmek isteyenlere, baskılara, hapsedilmelere, katledilmelere karşı sürekli yaşam mücadelesi verdi.

Karşısına çıkarılan sorunları çalışanlarının, yazarlarının, okurlarının dayanışmasıyla çözdü.