Savaş-4: Sanatların temeli barış

Brecht savaşa karşı tiyatro ve şiirle çığlık attı; ama insanları düşünmeye zorlayan sanat gerçekten savaşları durdurabilir mi?

Özet Bu özet koseyazarioku.com tarafından üretilmiştir

Yazı, Bertolt Brecht'in savaşlara karşı tiyatro oyunları ve şiirleriyle verdiği mücadelenin derinliğini göstermektedir. Yazar, Brecht'in sanatını bir direniş aracı olarak sunarak, sanatın insanları düşünüp harekete geçmeye yönlendirme gücüne vurgu yapmaktadır. Ancak sanat yapıtlarının barışçı söylemi, gerçek savaşları durdurmaya yetli bir güç taşıyabilir mi?

"Barış, insandan yana olan tüm çabaların, tüm üretimin, yasama sanatını da içermek üzere tüm sanatların temelidir" diyen Bertolt Brecht, oyunları, şiirleri, yazılarıyla bunu kanıtladı.

"Yazarlar, hükümetlerin savaş yaptıkları kadar hızlı yazamazlar çünkü yazmak düşünmeyi gerektirir" diyen Bertolt Brecht, savaşta taraf olmak ve analık duygusu çatışmasıyla Carrar Ana'nın Silahları'nda sıcağı sıcağına oyunlaştırdığı İspanya İç Savaşı'ndan sonra yazdığı oyunlarla savaşa karşı çığlık attı.

İkinci Dünya Savaşı sırasında, izleyiciye sorular yönelten ve onu düşünüp harekete geçmeye yönlendiren oyunlar yazdı.

TİYATRO SAVAŞA KARŞI

Hitler'in yönetimi ele geçirmesini gangster çevrelerine uyarladı: Hitler Rejiminin (III. Reich'in) Korku ve Sefaleti.

Savaş alanlarında dolaşarak ticaret yapan, ekmeğini çıkarmaya çalıştığı savaşa"iş" gözüyle bakan bir annenin savaşta iki oğlunu yitirmesini anlattı: Cesaret Ana ve ocukları.

Savaşla hesaplaştı: Lukullus'un Sorgulaması (opera).

Nazilerin Fransa'yı işgalinde Jeanne d'Arc olmayı düşleyen bir kızın dış düşmana ve işbirlikçilerine karşı direnişini anlattı: Simone Machard'ın Görüleri (Lion Feuchtwanger'le).

Jaroslav Haşek'in Aslan Asker Şwayk romanından yola çıkarak sabotajlar düzenleyen, ordudan kaçan, saflığa vurarak yöneticileri alaya alan Şwayk'la meydan okudu: Şwayk Hitler'e Karşı.

ŞİİR SAVAŞA KARŞI

Ülkemizde toplumsal muhalefetin sloganı haline gelen "Kurtulmak yok tek başına/ Ya hep beraber ya hiçbirimiz" dizelerinin yaratıcısı Brecht, içinde yaşanan düzende iyi insan olmak, insan onuruna yaraşır bir biçimde yaşamak için savaşın getirdiklerine ve savaşa karşı barışa çağrısını şiirleriyle sürdürdü:

"Bir başına savaşmayansa öldürülen/ daha kazanmamış demektir düşman..." (Bir Barış Savaşçısının Ölümü Üzerine)

"Tankınız ne güçlü generalim,/ Siler süpürür bir ormanı,/ Yüz insanı ezer geçer./ Ama bir kusurcuğu var;/ İster bir sürücü./ Bombardıman tuzağınız ne güçlü generalim,/ Fırtınadan tez gider, filden zorlu./

Ama bir kusurcuğu var;/ Usta ister yapacak./ İnsan dediğin nice işler görür, generalim,/ Bilir uçurmasını, öldürmesini, insan dediğin./ Ama bir kusurcuğu var;/ Bilir düşünmesini de." (Generalim Tankınız Ne Güçlü)

"...'Savaş istiyoruz!'/ En önce vuruldu/ Bunu yazan." (Duvara Tebeşirle Yazılan)

"Bu gelen savaş ilk değil./ ok savaş oldu bundan önce./ Bittiği gün en son savaş/ bir yanda yenilenler vardı gene,/ bir yanda yenenler vardı./ Yenilenlerin yanında/ kırılıyordu halk açlıktan./ Yenenlerin yanında/ halk açlıktan kırılıyordu." (Gelen Savaş)