Hac aylarının ikincisi olan Zilkâde'nin son haftasındayız. Sonrası Zilhicce'nin ilk on günü, yani Arafat'ta vakfe ve kurban!
Hac ayetinin (Bakara, 2125) "Siz de İbrâhim'in makamından kendinize namaz kılacak bir yer edinin." mealindeki ibaresinin hükmünce, zaten her bir gününün beş vaktinde Kabetullah'a yönelirken, kendilerine Makam-ı İbrahim'de ya ilme'l-yakîn imgesel ya da ayne'l-yakîn tecrübî olarak önceden edindikleri yerde (ve dolayısıyla Mescid-i Nebî'de) bulunan Müslümanlar, haccın vakti girdiğinde bu ora(lar)da oluşun değerini -ilgili haberleri izlemeleri, derin özlemleri, yollarını bekledikleri akrabaları ve dostları sebebiyle- daha bir yoğun hissederler. Hayrettin Karaman Hocamın bundan birkaç gün önce, bu fakirle paylaşma rikkati gösterdiği şu kıymetli şiirini, mezkur hissetme bağlamında hem önemli bir delil hem de kendi yâdım için değerli bir teşvik olması sebebiyle -onun engin müsamahasına sığınarak- nakletmek istiyorum:Kâbe Beytullâhtır ancak beyte sığmaz Rabbimiz
Bir mecâzdır beyti Rabbin maksat ikrâm hânesi
İsmi Beytullâh olan kutsal binaya bir dokun
Kalbimiz bir neş'e-i vuslât yaşar aşk lânesi
Gâfil olma ey hacı bu evde Hakk'a vasıl ol
Bunca zahmet bir huzûr almak içindir yâ nesi
Eyle tecdîd ahdini bezminde Rabbin söz idi
Bir siyâh taş oldu mührü öp onu nişânesi
Birdir Allâh beytinin hem yok cihanda bir eşi
"Sür çıkar ağyârı dilden" bak gönül Hak hânesi
Durmayıp döndükçe beytin çevresinde aşk ile
Her selam verdikçe taşa bu niyazdır bencesi
Kesme ümmîdin ilâhî lutfa eyle i'timad
Âçılır elbet kapısı fetholur bir nicesi
Hayrî dostlardan selâm aldıkça kutsal hâneden
Çağlıyor göz yaşları çünkü odur dîvânesi
(29 Ekim 2023, Bursa)
Karaman Hocam'ın paylaştığı harika şiirlerden biri de Yozgatlı Fennî Efendi'nin kâşki redifli gazel(ler)ine esasen yazdığı Kâşki Süpürge Olsaydım başlığını taşıyordu. Müsaadeleri olursa inşallah onu da benzer bir vesileyle paylaşmak isterim. Bu vesileyle şimdilik meraklılarını Yozgatlı Mehmet Sait Fennî Efendi'nin kâşki redifli gazel(ler)ini okumaları için Ali Şakir Ergin'in hazırladığı Fenni Dîvânı'ndan s. 235 ve 319'a yönlendireyim ve yine Fennî Efendi'nin "Nâbî Merhûminkine Tahmîsen Yazılan Na'at-ı Şerîf-i Nebevî"sinin de aynı divandan okunabileceğini ileteyim. Zikrettiğim bağlamda Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı'nın (YEK) Rami Külliyesi'nde tam vaktine denk düşecek şekilde yeni açılan Yol ve Yâd: Hac Yolculuğunun Yazılı Hafızası adlı sergiyi de çok merak ediyordum. Gerçi YEK Başkanı Coşkun Yılmaz, sağolsunlar hemen her etkinlikte olduğu gibi bu sergisinin açılışı için de bu fakiri bilgilendirmişti, ama yüzü hep bir şekilde soğuk olan resmi işlere karşı duyduğum aşırı soğukluk nedeniyle söz konusu açılışa katılamamıştım. Nihayet geçtiğimiz salı günü görmemin nasip edildiği sergiyi gezerken aşağıda zikredeceğim bir zenginliğin içinde kaybolma korkusu yaşadığımı itiraf etmeliyim. Bundan kurtulmak için YEK'in değerli elemanlarından

90