Önceki yazımızda hüsnühat psikolojisi esasında iki büyük eserden yapacağımız birer küçük kazından söz etmiştim.
İlk eser Albül-cabbâr en-Nifferi'ye ait olan Mevâkıf'tır (Trc.: Nurullah Koltaş, Büyüyenay, İstanbul 2017).
Önce bu eserin 67. Mevkıf'ındaki "harf" esaslı ifadeleri seçelim:
"Beni "Mahzar"da durdurdu ve bana dedi ki:
1. Harf bir perdedir ve perde bir harftir.
3. Şayet Elimden yemezsen ve Elimden içmezsen Benim taatime yerleşmezsin.
4. Eğer Benim için taatte bulunmazsan, ibadetime yerleşmezsin.
5. Günahını uzaklaştır ki cehlini uzaklaştırabilesin.
6. Şayet günahını zikredersen, Rabbini zikredemezsin.
8. Dünyada seni Ben'den alıkoyan kişi, âhirette seni Ben'den alıkoyan kişidir.
9. Harfi kevnin önünde, aklı harfin önünde, marifeti aklın önünde ve ihlâsı da marifetin önünde vakfe ettirdim.
10. Harf bilmez Ben'i; harften olan da bilmez, harfte olan da bilmez Beni.
11. Harfe sadece harfin lisânıyla hitâp ederim; fakat lisân Bana şahit olmaz, harf de bilmez Ben'i.
15. Sana görünen, kendinde karar kıldığı cinsten görünür.
16. Karar bulan ilim, karar bulan cehldir.
18. Düşmanlarından en amansız olanı, seni ilimden değil cehlden hurûc ettirmeye teşebbüs edendir.
19. Eğer o seni ilimden engellerse, bunu sadece seni cehlden engellemek için yapar.
22. Harf, kendisiyle onların görünür olduğu mekânlarıdır ve harf kendisiyle onların görünür olduğu ilimleridir ve harf kendisiyle onların görünür olduğu vakfeleridir.
23. Ârife gelince, onun sınırı harften hurûc eder ve her ne kadar harfler onun setresi olsa da o sınırındadır.
24. Ârifin sınırı, onun karar kıldığı yerdir; onun karar kıldığı yer, ancak kendisinde sükûn bulduğu yerdir.
25. Ne harf cehle iltica edebilir ne de cehl ona.
26. Harf, ilmin delilidir ve ilim de harfin madenidir.
27. Harfin yoldaşları keşften perdelenmişlerdir ve mânâlarıyla safları arasında kaimdir.
28. Harf, İblis'in ecelidir.
29. İlim bâkiyse, tehlike bâkidir; kalp bâki ise tehlike bâkidir; akıl bâki ise tehlike bâkidir ve dikkat bâki ise tehlike bâkidir.
30. Senin mânân, semâ ve arzdan daha kavidir.
31. Senin mânân, bakmaksızın görür ve dinlemeksizin işitir.
32. Senin mânân, evlerde meskûn değildir ve meyvelerden yemez.
33. Senin mânân geceyle bürünmez ve gündüz de çayırda otlamaz.
34. Senin mânân, akıllar tarafından ihata edilemez ve sebepler de ona taalluk etmez.
39. Ben, yakınlık (kurb) beyânı olmaksızın Yakınım; Ben, uzaklık (bu'd) beyânı olmaksızın Uzağım.
40. Ben "Zahir"im, zevâhiri izhar edenler gibi değil; Ben "Bâtın"ım, bevâtının bâtın kılınışı gibi değil.
42. Veçhim için talim et; Hakikate Benim Katımda intikal edersin.
45. İsim, eğilmiş bir eliftir.
46. İlim, harflerin ötesindedir.
47. Mahzar hâstır, her hâs için bir 'âm vardır.
48. Hazret harfi yakıp kül eder ve harfte cehl ile ilim vardır; ilimde dünya ile ahiret vardır; cehlde dünya ve ahirete muttali oluş (matla') vardır; matlada her zahir ve bâtının sınırı vardır; sınır, huzûrun görünmelerinden bir görünmede mahvdır.

31