Kudüs'te doğup Kitâbü Ahseni't-tekâsîm fî ma'rifeti'l-ekâlîm (İslam Coğrafyası, trc.: D. Ahsen Batur, Selenge, İstanbul 2015) adlı kitabıyla tanınan coğrafya alimi Muhammed b. Ahmed, hicri 390 yılı civarında vefat ettiğine göre, el-Makdisî veya el-Mukaddesî nisbesine sahip ilk kişilerden biri olmalıdır. Onun Kudüs'ü -adını zikrettiğimiz kitabında- önce temiz dayanıklı yapılarıyla, ahlaklı halkı ve bereketli mahalliyle; sonra ilgili övgülerine yapılan itirazı cevaplandırırken kozmolojisi, kudsiyeti ve Peygamberler diyarı olmasıyla sahiplenmesinden ve hatta bunda biraz abartılı davranmasından da anlaşılan budur. Zira Makdisî Mukaddesî Kudüslü olmak bir seçkinliktir; a priori (evvelî) olarak şehirlilik (medinelilik) ve dolayısıyla medeniliktir. Nitekim bugünün Kudüs'ünde de yerli olanları halen medineli vasfıyla sonradan gelenlerden ayrı tutulmaktadır. Bu manada Muhammed b. Ahmed el-Mukaddesî kendi medeniliğini, şehrin mukaddes (Beytülmukaddes Beytülmakdis) oluşuyla çifte katlamaktadır. Zira o, kudsiyeti ve maddi değeriyle Kudüslü olmayı nefsinde toplamakla birlikte, Kudüslü olmayıp da Kudüs'le iman, nebevi tarih ve İslami siyaset planında kopmaz bir bağ aidiyet kurabilenlere de bir kapı aralamaktadır. Üstelik bunlar onun gibi eser telif ederek Küdüs'le olmayı kuvveden fiile çıkarmışlarsa Halen Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi İslami İlimler Fakültesi'nde akademik hayatını sürdüren Mustafa Özel Hocamızın, yakın zamanda yayımlanan Kudüs İlk Kıble Sonsuz Direniş adlı kitabını (Muhit, İstanbul 2025) gördüğümde el-Mukaddesî'den mülhem ilk düşüncelerimdi yukarıda zikrettiklerim. 2017 Ekim'inin son haftasında İnsan ve Medeniyet Hareketi İzmir Şubesi'nce düzenlenen bir Kudüs ziyareti vesilesiyle tanışmıştım Özel Hocamızla. Mütecessis, haremde meçhul alemlere dalıp dalıp giden hüzünlü ama mütevekkil portresiyle yer etmişti hafızamda.
Kudüs'ten döndükten sonra Kudüs temalı etkinliklerde adının sıkça yer almasından da anlaşılıyordu ki, Kudüslü olamayışını Kudüs'le olmakla telafi edenler listesine eklenmişti Özel Hocamız.
Kudüs ziyaretine denk gelen bir zamanda İstanbul'da mukim olmasıyla Kudüs'le olan bağı daha pekişmiş; Kudüs'ü gençlerle konuşmada, dergilerde yazmada daha bereketli bir sürece girmişti. Gerek genel yayın yönetmenliğini üstlendiği İnsicam dergisinde gerekse Muhit ve sair dergilerde peş peşe Kudüs hakkında yazıları yayımlandı. Bunların ilk hasılası olan Filistin Mektupları (Muhit, İstanbul 2024) Kudüs'le olmasının ilk kitabi belgesiydi. Filistin Meselesi'nin doğru anlaşılmasını ve anlatılmasını -samimiyetteki samimiyeti en görünür kılan bir tür olarak- mektuplar aracılığıyla sağlamaya çalıştı.Mezkur sürecin ikinci hasılası ise -yukarıda da zikrettiğim gibi- Kudüs İlk Kıble Sonsuz Direniş adlı kitabıdır. Bir soruşturmaya verdiği cevapla iki söyleşisinin de yer aldığı Kudüs kitabında on altı yazısı bulunuyor Özel Hocamızın. Bu yazılarında -yazıların adlarından da görüleceği üzere- Özel Hocamız kozmolojik ve fiziki imgelerini hatırlatıp, Kudüs'le ilgili ilk çalışmalarını ve ziyaretini naklederek, Kudüs için bir seferberlik talebiyle, bu talebi zorunlu kılan son hadiseleri işlemiş.

101