Kırıkkale Beşir Atalay Üniversitesi'ne doğru…

Ömer Lekesiz
05.08.2025
7

Bu manada akademik hayatı tüm zorluklarıyla yaşamış, entelektüel olarak var olma ve halk ile dayanışma mücadelesinin bedelini fazlasıyla ödemiş, 2009-2015 yılları arasındaki Kürtlerle kardeşliği yeniden tesis etme ya da medyatik adıyla Çözüm Süreci'ni yürütürken, içerdeki hainlerin ve uluslararası istihbarat örgütlerinin doğrudan hedefi olmuştur.

Dolayısıyla Beşir Atalay adı, Türkiye tarihindeki entelektüel mücadelenin, daima Türkiye'nin yararını esas alan asil bir muhalefetin, demokratik açılımların, şahsi fedakarlıkların ve AK Parti'nin kurulması ve iktidar sorumluluğunu yüklenmesinin... de adıdır.

Bu sebeple Beşir Atalay adı, aynı zamanda Türkiye'deki düşünce hareketlerinin, siyasi oluşumların, iktidarda olma zorunluluk ve sorunsalının tarihine de dahildir. Yakın ve uzak gelecekte bu tarihi yazacak olanların kimi olgu ve olayları doğru iletmek ve değerlendirmek için uğramak zorunda kalacakları bu ad, değerli hayat hikayesini ve tanıklıklarının ilk bölümünü kitaplaştırarak, tarihçilerin istifadesine şimdiden sunmuştur. (Dünden Bugüne Anılar - Sadece Yaşayıp Yazdıklarım, 2025)

Beşir Atalay, Kırıkkale Üniversitesi'nin de kurucu rektörlüğünü yapmıştır. Kurucu rektör olmak demek, sadece isimle hayata dikilmiş bir yokluğun üstüne aynı isimde bir üniversite inşa etmektir; kendi çalışma masasını açık arazide kurarak bir kampüs meydana getirmektir; Anadolu bozkırında hocaların, öğrencilerin toplanacakları bir yerleşke üretmek ve bu yerleşkeyi ihtiyaca uygun binalarla, sosyal alanlarla, ağaçlarla donatarak bir eğitim medinesine dönüştürmektir.

Bu bağlamda kurucu rektör olmak aynı zamanda Beşir Atalay'ın en iyi bildiği, gönlüne en fazla sinen işlerden birini yapması esasında hayatındaki en mutlu anların da kuvveden fiile çıkmasıdır.

Bu mutluluğa mahsus olayları ve ilgili süreçleri mezkûr hatıralarında kendisi bizzat anlattığı için bizim bunları ayrıca aded, miktar ve mana olarak belirtmemize gerek yoktur. Kendisinin kavuklu olarak anlattığı o devri, farklı bakış açısıyla bir pişekardan da okur muyuz, bundan pek emin değilim fakat bu işe tevessül edemeyecek kadar yorgun olan o pişekarlardan biriyim.

Bu bilgiyi salt şunun için veriyorum: Beşir Atalay'ın kurucu rektörü olduğu Kırıkkale Üniversitesi'ni sanki dördüncü evladıymış gibi benimsemesinin ve bu kuruluşun her halini, hareketini, aşamasını ışıltılı bakışlara seyredişinin, kaydedişinin en yakın tanıklarından biriyim.

Kurucu rektörlük hususunu burada daha önce çıkarmamın nedeni ise Kırıkkale Üniversitesi kaynaklı olup ancak meşum, vahim, akıl, mantık ve vefa duygusundan nasipsiz kelime ve terimleriyle ifade edebileceğim 16 Temmuz 2025 tarihli bir olaydır.

Bu olayın özetinin özeti şudur:

Yeni rektör, Kırıkkale Üniversitesi'nin kuruluşunda son derece sınırlı maddi varlıklarından biri olan Kırıkkale Meslek Yüksek Okulu'nda sıradan bir öğretim görevlisiydi. Zamanla sadece akademik planda kendince biraz büyüyerek(!) Kırıkkale Üniversitesi'ne rektör olduğunda, Üniversite Yönetim Kurulu kararıyla kampüse Beşir Atalay'ın adının verilmesinden duyduğu