İstanbul Mushafı: Zihniyet çatışmasının yeni bir işaret fişeği

Kutlu Hocamız felsefî bir eğitime sahipti ancak Hüsn-i hat sanatkarlığı onu Müslüman sanatlarının icrası ve ifası esasında doğal olarak İslam zihniyetinin içinde tutuyordu. Hocamızın felsefeciliğini zikretmemin nedeni, bu bahiste felsefenin zihniyet farklılığının ilk zeminini oluşturmasındadır.

Şöyle ki hemen her felsefeci Batı'da modern sanatın, dinin geriye itilmesiyle doğan boşluğa yerleştirildiğini, yeni sanat tarihinin de onu "her şey için bir mülkiyet unvanı kaydetmek adına her şeyi törensiz bir şekilde sanat olarak ilan" ettiğini bildiği gibi, Roma mirasına sahip bir devlete din olması bakımından Hıristiyanlığın inanç ve kültür olarak sanatının pagan imgelerini de kendi içine çektiğini, bu manada Kibele ve İsis ile Meryem kült ve imgelerindeki sürekliliği sağlaması nedeniyle inanç açısından bir kırılmayı ifade etmediğini ve bunun sekülerleşme sürecinde ilgililerince tepe tepe kullanıldığını da bilir.

Dolayısıyla bu zihniyetin arketiplerin, idollerin, kültlerin ve imgelerin ikonlaştırılması esasında seyre tabi olduğu, yani ikonun (eikon) özünde görünmeyeni gösterme maksadıyla kendi sürekli görünürlüğe sunulan şey (mucizevi imgeler, aziz ve azize portreleri, Yeni Ahit'ten görsel hikayeler vb.) olarak modern zamanlardaki müzeciliğe, sanatevlerine, sair teşhir yol ve araçlarına meşruiyet sağladığı da malumdur. (Bkz.: Ervin Panofsky, İkonoloji Araştırmaları Rönesans Sanatında İnsancıl Temalar, tr.c.: Orhan Düz, Pinhan, 2012; Hans Belting, İmge ve Kült Sanat Çağı Öncesi İmgenin Tarihi, trc.: Sedef Açıkgöz, Ketebe, 2025; Brian O'Dohrety, Beyaz Küpün İçinde Galeri Mekânının İdeolojisi, trc.: Ahu Antmen, Sel, 2010)

Kutlu Hocamız'ın felsefeciliği nedeniyle, İslam zihniyet ve temeddününe tabi bir hattat olarak kendi zihniyetiyle Batı sanat zihniyeti arasında önemli bir mesafe oluşturduğunu aynı bakış açısını paylaşıyor olmakla bizler bildiğimize göre, söz kendisinin ve ekibinin müşterek eseri olan İstanbul Mushafı'na geldiğinde onun Kur'an'ın sergiye konu olması ihtimaline karşı çok özel bir hassasiyeti yüklendiğini de biliyoruz.