İslamcılık terimi, 1972'de basılan Okyanus Ansiklopedik Sözlüğü'nde yer almadığı gibi, 6. Basımı 1981'de yapılan TDK Türkçe Sözlük'te de yer almaz.2000'li yıllarda basılan Türkçe sözlüklerin hemen tamamında cömertçe kullanılmaya başlanılan İslamcılık terimi, çok yeni olması nedeniyle siyaseten değilse de sözlük merkezli olarak bir soykütüğüne muhatap olmayı henüz hak etmiyor gibi görünmektedir.Bu bağlamda, Türkçeye hürmeten midir emin değilim ama Nişanyan Sözlük'te, İslam maddesi içinde "İslamcı" kelimesine sadece lafız olarak yer verilmekle yetinilmesi ve günümüzde İslamcılık kelimesinin karşıtı olarak kullanılan "islamofobi"ye, "Batı dillerinde 1976'dan itibaren duyulmuştur." kaydının düşülmesi önemlidir.Hazır "Türkçeye hürmet" demişken, İslamcılık teriminin, çoğu Müslüman kimliğine sahip akademisyenler tarafından İslami hareketlerle ilgili araştırmalarda son derece içselleştirilerek bol keseden kullanıldığını; buna rağmen hassasiyet sahibi araştırmacılardan örneğin Hayreddin Karaman'ın "İslami Hareketin Öncüleri'nde (İz Yayınları), Nuh Yılmaz'ın yazı başlığımı doğuran İslamda Resim Yasağı Söylemi; İslami İkonoklazma Tezi'nin Soykütüğü'nde (Doğan Kitap) İslamcılık terimini kullanmaya tenezzül etmediklerini de belirtelim.Bu sonuç, lugât cihetinden yeniliği nedeniyle soykütüğüne tabi tutulmayı henüz hak etmediğini belirttiğimiz ve bu doğrultuda en eski kitabî kullanımına Tarık Zafer Tunaya'nın (ö. 1991) "İslâmcılık Cereyanı: İkinci Meşrutiyetin Siyasî Hayatı Boyunca Gelişmesi ve Bugüne Bıraktığı Meseleler"inde rastladığımız (İstanbul 1962) İslamcılık teriminin aynı zamanda siyasî bir yakıştırmanın, ayrıştırmanın aracı sayıldığına işaret etmektedir. Bu sebeple İslamcılık hem islamofobi'nin karşıtı olarak hem de siyaseten ona yüklenilmek istenilen yeni anlamlarıyla tartışmaya hep açık olacaktır.Çünkü Tunuslu Hayreddin Paşa ile (ö. 1890) Sait Halim Paşa'yı (ş.1921) takip eden Babanzâde Ahmed Naim (ö. 1934), Mehmet Akif (ö. 1936) ve daha onlarca isim, ilgili metinlerinde İslamcılık terimini kullanmadıkları halde, önceleri düşünsel bir aidiyyetin, kimliğin teslimi; '70'li yıllardan itibarense siyaseten tasfiye edilmeleri esasında zikredile gelmişlerdir.Bunun nedenlerinin doğru anlaşılması için İslamofobi üzerinde durmamız gerekmektedir. Ancak, önce mezkûr ve maruf isimlerin İslamcılık terimine tenezzül etmeyip, onun yerine İslamlaşma(k), İslamlaştırma(k) vb. kelimelerine tabi bir hareketten söz etmelerinin bir örneğini, kendi kelimeleriyle Said Halim Paşa'dan nakledelim:"İslâmlaşmak ta'birinden maksad olan ma'nâ - İslâmiyet'in kendisine hâs i'tikâdiyâtı, ictimâiyâtı, siyasiyâtı hâiz olması İslâm'da i'tikâdiyât: - Müslümânın imân etdiği Allah - Peygamberimiz ve O'nun evâmiri ve te'âliminin hakikatine imân - Dinsizlik noksân terbiyeden mütevellid bir inhitât-ı fikrîdirİslâm'da Ahlâk: - Ahlâkın hürriyet-i şahsiye mebde'ine istinâd etmesi -İslâm'da hürriyet bir vazifedir - Ahlâk-ı İslâmiye'nin vücûda getirdigi desâtir-i esâsiye:
Hayret yok olmayı değil artışı ve eksilişi kabul eder
08-01-2026
12
Bilmediğini bilmek
06-01-2026
33
Caminin kuşattığı sesler
03-01-2026
30
Herkes kendi miladına göre yaşar
01-01-2026
21
Zamanın kötülüğünden kokmak
30-12-2025
44
Şehr-ü Ramazan ve oruç
01-03-2025
441
Medine hakkında üç kitap
07-03-2024
297
Özbekler Tekkesi'nin kısa hikayesi
17-05-2025
249
