Hâl ilmi ve hüsnühat psikolojisi

Kur'an ayetlerinin mushaf hâline getirilmesiyle eşzamanlı olarak ortaya çıkan ve İslam toplumunda "güzel yazı sanatı" anlamında yerleşik, itibarlı bir karşılığa sahip olan hüsnihat, bizim zamanımızda "sanat"a yüklenen "özgün yaratım" anlayışı içinde, modern sanat kavrayışının yedeğine alınmıştır.

Bugün "geleneksel sanatlar" (!) tanımına dahil edilerek sanat içinde yeniden asli bir statü kazandırılmaya çalışılan hüsnühattın, "hat yapan" anlamındaki hattat kelimesi "sanatkâr" manasını da ihtiva ettiği hâlde "hüsnihat sanatkârı" vb. tekrar niteliğindeki söyleyişlere konu olması da gösteriyor ki, değişen estetik beğeni şartları içinde o hâlâ hak ettiği yere tam olarak yerleştirilebilmiş değildir.

Maruz kaldığımız kültürel değişmenin bundaki büyük etkisini göz ardı etmiyoruz. Ancak bu değişmeden üretilen olumsuz sonuçların zamanla kanıksanarak zihnî bir tembellik için mazeret hâline getirilmesine yol açmak da istemiyoruz. Bu nedenle, İslam sanatlarında ilk sıraya yerleşmiş bulunan hüsnühat hakkında, çağımızdaki estetik teorileri de hesaba katan yeni bir bakışın ve anlayışın gerekli olduğuna inanıyoruz.

Söz konusu kültürel değişmeye hangi ölçüde maruz kalmış olursak olalım, hüsnühattın kaydî bilgiden ve belge birikiminden mahrum olduğunu ileri süremeyiz. NitekimKitâbü'l-Mesâhifmüellifiİbn Ebî Dâvûdileel-Fihristsahibien-Nedîm, ilk mushafların yazımına, genel anlamda yazıya, özel olarak da hüsnühata ve hattatlara dair ilk bilgileri derli toplu olarak nakletmişlerdir. Devamında müstakil bir uğraş ve yazım tarzı hâline gelen hattat tezkireleriyle; hüsnühattın malzemelerine, meşk usullerine, harflerin ölçülerine dair yazılan eserlerle devasa bir külliyat oluşturmuştur. Bunlar daha sonra "Açıklamalı Hüsnühat Bibliyografyası"nda toplanmış (Ali Haydar Bayat, İstanbul 2002); nihayetMuhittin Serin'inHat Sanatı ve Meşhur HattatlarileHat Sanatı Tarihi – Ekoller ve Takipçileriadlı çalışmaları sayesinde mesele çok daha yetkin bir seviyeye taşınmıştır. Ayrıca Albayrak Medya tarafından hazırlananKetebe.orgda günümüz şartlarında kaydî ve görsel bilgiye erişim bakımından örnek gösterilebilecek dijital bir mecra olarak elimizin altındadır. Bu bağlamdaIRCICAileKubbealtı Neşriyatı'ın meşk murakkaalarına mahsus yayınlarını da ayrıca zikretmek gerekir.

İlginç olan şudur ki, bu zengin kayıtlara, eserlere, çalışmalara ve mecmualara rağmen hüsnühattın ruhsallığına —yahut bugünkü söyleyişle psikolojisine— dair, sınırlı bazı işaretler dışında müstakil bir değerlendirmeye rastlanılmaz. Gerçi bu eksikliğe dikkat çekişimiz de kendi zamanımızın ihtiyaçlarıyla ilgilidir. Zira elifba yerine alfabeyi kullanmak zorunda bırakılışımızın ilk sonuçlarından biri, İslam yazısından ve dolayısıyla hüsnühattan uzaklaştırılmamızdır.

Şöyle ki: Nazar / bakma ve mana / okuma yönünden çift katlı bir yapıya sahip bulunan hüsnühat levhalarında —yahut istiflerinde— bu iki kat, zamanla "seyredilebilir fakat okunamaz" hâle gelmeleri sebebiyle belirsizleşmiştir. Böylece hüsnühattın estetik beğenisini, daha doğru bir ifadeyle sanat yoluyla zevkini kuran asli yapı tahrip olmuş; geriye yalnızca şekil yahut form kalmıştır.