Sezai Karakoç, Leyla ile Mecnun mesnevisinin sebeb-i telifine mahsus "Parantez" ara başlıklı ikinci şiirinde, varlığı dikkat edilmeyecek şeylere dikkat etmekten ibaret olduğu için asıl dikkat edilmesi gerekenleri görmeyen ve bu yanıyla asıl kendi cehaletini örtmek için edebiyatta eleştiriyi ve muhalefeti put edinen sabırsız birinin, sebeb-i telife neden kitabının ortasında başvurduğuna dair sorusunu cevaplamaktadır.Şairin çizdiği ilk tabloda niteliksizliği nitelik olarak benimsemiş birinin sorusuna cevap verme tenezzülünde bulunmasını onun gönlünün yüceliğine yorarak, aynı zamanda bununla, şimdikilerin klasik dedikleri tarzı-kadim bir usûlü takip ettiğini fark ederiz. Bu tarz-ı kadim usul evvelde hikmetin ahirde İslam'da cem olunan asil bilginin müntesipleri ve takipçilerince kullanılagelmiştir. Evvelkiler için Platon'un hocası Sokrates'ten naklettiği sohbetleri, şimdi buna diyalog diyoruz- örnek verebiliriz. Bu usûlü en iyi kullanan bir hikmet avcısı olarak Platon, onunla yazının kuruluğuna mahkûm olarak sözdeki sıcaklığın kaybolmasını önlemekle, diğer bir ifadeyle ilk söylenişindeki gerçekliğin korunmasını sağlamakla kalmamış, onu sanki şimdi, bizim şu anımızda sorulan ve cevaplanan sözler manzumesi olarak süreklileştirmiştir.Ahirdeki Müslüman ululara örnek olarak da nesirde Gazzâlî'yi, şiirde Şebüsterî'yi gösterebiliriz. Bunlar velev ki kendilerine soru soran birileri bulunmasın yine de sıkça başvurdukları "Bil ki" hitabıyla, her devirdeki okurlarını kendi ilk söz alanlarının içinde tutmuşlardır. Ele aldığımız konuyu hatırlatmaya vesile olan bu kısa açıklamadan sonra, şimdi Karakoç'un ikinci şiirini de birlikte okuyup, ardından nihai değerlendirmemizi yaparak bu bahsi kapatalım: 3. PARANTEZ Araya giren bir eleştiri eri Edebiyat Partisinin Sürekli Muhalefet Lideri Dikkat edilmeyecek her şeye dikkat eden Ve bir kalemde geçen dikkat edilmesi gerekenleri Nedir bu yani senin yaptığın dedi Bir kitabı ortalamışken Neden birden başa dönüyorsun İlk söylenecek şeyleri şimdi söylüyorsun Onu da tam söylemiyorsun Sebeb-i telif-i kitap dedim Sabretseydin söyleyecektim Ama sabretmedin Cevap verdi: Kitabın yazılma sebebi belirmemişse Nasıl yazmaya girişirsin Eski huyun bu senin Eskilere inat münacâtları da Sona bırakmıştın eski kitaplarında Hayır, dedim, iş o kadar basit değil Bak sana açıklayayım bir bir Elbet kitap başladığında Yanılma sebebi oluşmuş olmalı ama Söz halinde değil anlam halinde Söz kızışıp akkor hale gelince Görüldü ve kristalleşti o anlamlar da Kelimeler biçiminde Su altıdan çıktı su yüzüneAranan beklenen umulan gerekçe Sezgi dile geldi konuşulduSezdiğimiz bildiğimiz olduEskiler haklıdır başlarken söylemekte Umutları büyük kitabın sonunu getirmekte Ama bu çağda bu kısır sulardaÇok ihtiyatlı olmak gerekir başlangıçta Eser az çok yazılmadanYazılma sebebi yazılmamalıEski kitaplarımda da, Tanrı'ya yalvarışlar Yer alırlar buna yakın bir sebeple Kitabın başında değilKitabın
'Gelimli gidimli dünya'da 'Hattat Mezar Taşları'
10-01-2026
4
Hayret yok olmayı değil artışı ve eksilişi kabul eder
08-01-2026
13
Bilmediğini bilmek
06-01-2026
35
Caminin kuşattığı sesler
03-01-2026
31
Herkes kendi miladına göre yaşar
01-01-2026
21
Şehr-ü Ramazan ve oruç
01-03-2025
441
Medine hakkında üç kitap
07-03-2024
297
Özbekler Tekkesi'nin kısa hikayesi
17-05-2025
249
