Başkasının aklı ya da bulutlar…

Ömer Erdem
09.09.2025
3

Bir köşeciğin kertikli hüznü nicedir kimsenin ilgisini çekmiyor. Yalağı çatlamış, kurnası, alınlığı hoyratça sökülmüş tarihi çeşme desen umurdan sayılmaz. Ağaç fırtınada devrilip yolu kapatmadıkça farkında olunacak bir canlı değil. Ucundan ezilmiş domates iktisatı, kırık şemsiye tamiratı çağrıştırıyor. Dondurma dediğin hazır gıda. Açlığı ortadan kaldırmak adına bir tıkla kredi kartı kullanmak kafi. Sipariş eşiğinde bil. Modern zamanlar öylesine gelip geçici ilgi üretiyor ki hayatın mayasını kabartan ayrıntılar daima kenarda kalıyor. Akıl savaşları veriliyor dört bir yandan. En akıllı benim meydanı. En çok kazanan hep kazanan, en bilindik, herkesin görüp işittiği benim sesim benim görüntüm. Öyleyse hüküm bana aittir ve benim aklımın üstü yoktur davası.

Sanmayın ki bu akıl, felsefi akıldır ve zihnin ve eleştirinin, kavramsal süzgecin ve dil tülbentinin inceliğiyle süzülmüştür. Ne diyalektiğinde maneviyat vardır ne de üslubunda incelik. Afrası tafrası benzeş, kılığı kıyafeti bilindik, gazetesi televizyonu ona koşut, akıllı telefonu sosyal medyası aynı koşuda, kulvarda, el ele kol kola, bir benim günüm, bir bizim günümüz, haydi bakın dünya bize bakıyor, yetmedi dünyaya biz nizam veriyoruz havası. Amerika'dan Çin'e, Hint'ten Ortadoğu'ya, Afrika,dan Avrupa'ya insanın ayak basıp da dil konuştuğu, ekmek pişirip araba kullandığı, devlet çatıp hüküm yürüttüğü her yerde birbirinin takliti akıllar. Küresel bir plastik kumaş yüzeyi. Yüzler, kafalar, askerler, takımlar, toplantılar, konvoylar, alkışlar, şık giysiler, türlü türlü karnaval, şenlik, miting, toplantı, yemek, plaj, spor alanları...Akıl bir dünya görüntülü yuvarlak. Eline alan ayağıyla, diziyle top sektiriyor. Alkışçı bulmak kafi.

Birilerinin elinde cetvel, hesaplama aracı, aşağı yukarı bilgisi, dünyayı bir o yandan bir bu yandan aklınca ölçüp biçiyor, kendi aklının doğrultusunda, çocuklara, kadınlara, genç ve ihtiyarlara durmaksızın yol gösteriyor. Ne geçmişin değeri var ne hatıra ve hafızanın. Her şey anın şehvetiyle tüketime hazırlanıp paketleniyor. Hiç böylesi bir karmaşa görmemişti yeryüzü. Akıl çelmeleme herkesin önceliği. Akıllı telefonlardaki uygulama indirme kavgasına baksanız bir kere dönen çarkı görmeniz zor değil. Hemen hemen her akıl sizi düşünüyor, çok bilmenizi, iyi yaşamanızı ve kolay öğrenmenizi amaçlıyor. Youtube'a yüklenen binlerce video akıl davasını başka koldan devreye sokuyor. Bir şehirden başka bir şehre gittiğinizde değil sadece en küçük yerleşim yerinde bile afişten, duvar ilanlarından geçilmiyor. Çok akıllı pek bilgili ve bir o denli fedakar varlıklar insan, tabiat ve tabii ki gelecek için geceyi gündüze katıp çalışıyor. Büyük hedefler yüksek amaçlar kutsal maksatlar iç içe geçiriliyor. Oysa en sıradan hizmete ihtiyaç duyduğumuzda ise ne akıl kalıyor ne nizam. Çöp toplamak gibi düşük akıl işleri, düzgün kaldırıp yapmak gibi vasat akıl uğraşları onların işi değil. Ne toprağın ırmağın ne dağın ormanın ne de kuşun kurdun düşünülmeye ihtiyacı yok ayrıca. Yeter ki yol geçirilecek arazi bina dikilecek arazi bulunsun. Mevsimlerin hüznü, yüzlerce yıl yaşanmış yerleşim yerlerinin feryadı kulak tırmalayıcı. Çağ, hesap, kar ve akıl dışı çırpınışlar. Akıl, lazer kılıçlarıyla her yerde. Lider görüntülü madrabazlar her ülkede.