Ömer Erdem

Karar

Kulakların kuyusu

Geçmiş dünya kulakla daha çok ilgiliydi. Gerçi geçmiş diyorum fakat onun bittiği zamana kesin bir çizgi çekemiyorum. Ses, her tür ses, ebediyen insanı terk edip de meçhul vadilerde kaybolup gideli beri hışırtı ile şırıltının, mırıltı ile homurtunun, lakırtı ile takırtının, uğultu ile fokurtunun ayrımı da yitmiş durumda. Kulağımız sadece duyma organ

Vakitsiz dünya

Gecenin en ucundan sabahın ilk ağzındaki zamana değin durmaksızın inip kalkan uçaklar var dünyanın pek çok yerinde. Gideceğiniz şehire, ülkeye, mevsime göre değişiyor onların saati. Eğer kıtalararası ya da Çin, Avustralya, Meksika gibi menziller söz konusu ise normalden daha uzun süre uçağın içinde kalmanız gerekiyor. Gün değil mevsim bile değişiyo

'Yasak Kelime'

Tatar Çölü yazarı Dino Buzzati'nin 'Yasak Kelime' adında bir hikayesi var. Yeni taşındığı şehirde henüz birkaç ay geçirmişken bir kelimeyi kullanmanın yasak olduğu bilgisine ulaşan kişinin o sözcüğü bulma çabalarını anlatır. Daha doğrusu tam bir bilgi de değildir ayırdına vardığı şey. 'Üstü kapalı sözlerden, imalı şakalardan, tedbirli ve kaçamak ko

Tekrar ve yeniden oyun meselesi

Burada uzun uzadıya S. Freud, Melanie Klein veya W. Winnicott'ın çocuk ve oyun hakkında ileri sürdükleri ufuk açıcı görüşlerin detayına girmeyeceğim. Çocuğu oyun üzerinden düşünmenin politikacıların reflekslerine bırakılamayacağını, yasaklama ve serbest bırakma gibi spekülatif eylemlerin bu hususta pek işe yaramayacağını hatırlatacağım. Çocuğu düşü

Çene meselesi

Türkçe zaman içinde bazı kelimeleri öylesine kendisine benzetir ki ondaki bu yeteneğe hayret eder durursunuz. Şimdi mesela kimse çenenin Farsça'dan akıp geldiğine inanmak istemez. Çünkü o sadece bir kelime değil deyimden zarfa, organdan imgeye kadar nice geçişkenlikle açılıp gitmiştir. Birisine ' kapa çeneni' demekle 'çenebaz' arasındaki fark kadar

An gelip çattığında

Bir anda, bir anlığına olup biter hayat sütünün taşması. Fakat durun, taşmak telaş vermesin, taşmayan aşamaz değil mi ne engeli, ne sebebi Sevdiğinin kaş hizasından sonsuz kırlara inen bir patika görür mesela birden adam. Orada bir bahar çiçeği açık ağzıyla mevsimleri emzirir. Erkeğinin gırtlağındaki adem elmasının keskin çıkığında dünyanın zirvesi

Şiirsel tefekkürden gelen bilgi

Kadim dünyanın tecrübeden gelen bilgisini mutlak şiirsel bilgiye indirgemek tam doğru yorum olmayabilir fakat modern dünyanın bilgisinin hayattan kopuk hatta tecrübe edilebilmesinin imkansızlığı hatırlandığında hangisinin insana daha yakın durduğunu belirlemek meseleye nereden bakıldığına bağlıdır. Bilgi ki göz ışığından, ses tonundan, domates fide

Yeryüzünden ne olarak geçeriz Biter mi bu fingimento

'Toplama Kampı' teriminin ilk kez İngiliz- Boer savaşı sırasında, Britanyalılar tarafından icat edildiklerini okurken gözüm sol dizimde ilerleyen minicik karıncaya kayıyor. Var mı yok mu emin değilim ondan, belki okuduğum sayfadan firar etmiş harflerden birisi. Eğer geriden kurulmuş bir saat alarmı gibi ötmeye başlayan cırcır böceklerini, ardıç kuş

Yandan tutmak ya da şiirde kalmak

İbrahim Kiras'ın 'Bugünkü dünyada şiire yer yok mu' sorusunu bir saklı cevap diye okuduğumuzda önümüze çıkabilecek tablo üzerine biraz daha düşünelim. Şiir dünyada tam olarak hangi yeri tutar ve o yer boşaldığında yerini ne doldurur Eğer şiiri sırf edebiyat bilimin bir araştırma konusuna indirger ve onu sosyal ihtiyaçlardan biri kalemine dönüştürür

Bugünkü dünyada şiire yer var mı

Yayın yönetmenimiz İbrahim Kiras, geçen Cumartesi günkü yazısında 'Bugünkü dünyada şiire yer yok mu' sorusu eşliğinde günümüz dünyasında şiir ve şairin durumuna dair yorumlar yapmıştı. Enis Batur'un Şiir Hayvanı kitabında geliştirdiği kimi görüş ve düşüncelerden yol almıştı. Kendisi de dergi çıkarmış bir şair olarak İbrahim Kiras, öteden beri şiire