Nesil yetiştiren anne! Aman dikkat!

Hamilelikten çocuk yetiştirmeye kadar her aşama çocuğun geleceğini belirlerken, bu sorumluluğu sadece fiziksel sağlıkla mı sınırlayabiliriz?

Özet Bu özet koseyazarioku.com tarafından üretilmiştir

Yazı, hamilelik döneminden başlayarak çocuk yetiştirmenin her aşamasının önemli olduğunu ve anne-babaların çocuklarına doğru hayat tarzı kazandırması gerektiğini savunmaktadır. Bu iddiayı dini referanslarla ve aileler için pratik uyarılarla desteklemektedir. Ancak yazının son kısmında dini eğitimle siyasi ideoloji arasındaki çizgi bulanıklaştığında, çocuk yetiştirmede şekillendirme ile özgür düşünce arasında nasıl denge kurulmalı?

Evlilikten itibaren her aşama neslin şekillenmesinde önemli bir evredir. Anne, bu evrelerin tamamını doğru bir şekilde yönetmelidir. Çocuğun maddi ve manevi gelişiminde hamilelik dönemi çok önemli bir yer tutar.

Hamilelik döneminde annenin dikkat etmesi gereken şeyler vardır.

Anne, hamile iken çocuğa zarar verecek bir şey yiyip içmemelidir. Hem kendi selameti hem de çocuğun selameti için yiyip içtiğine riayet etmelidir. Yani anne, karnındaki bebeğe zarar verecek her türlü durumdan kaçınmalıdır.

Hatta gelişim sağlığını tehlikeye sokacak veya yavaşlatacak her türlü olumsuzluktan karnındaki çocuğu koruması gerekir.

Anneyi ve karnındaki bebeği tehdit eden unsurlardan bazıları;

* Bilinçsiz ilaç kullanımı

• Radyasyonlu mekânlarda bulunmak

• Kimyasalları tüketmek

• Ağır işlerde çalışmak

• Annenin sigara veya uyuşturucu kullanması

• Sarhoşluk verici içkiler kullanması gibi durumlar çocuklara zarar verir.

Bu maddelerden birini veya birkaçı kullanılacak olursa anne çocuğuna daha dünyaya gelmeden en büyük kötülüğü yapmış olur.

Bunlara ek olarak annenin, bilinçsiz beslenmeyi tamamen terk etmesi lazımdır.

ÇOCUK, ALLAH'IN BİR NİMETİDİR

Anne-baba, çocuğunun dünyaya gelişiyle sevinmeli ve bu nimeti çok büyük bir müjde olarak görmelidir.

Doğum haberini alan babanın, doğum haberini aldığında sevinmesinin sünnet olduğunu söyleyen âlimler vardır.

Hz. Allah;

"Ey Zekeriyya, biz seni ismi Yahya olan bir oğulla müjdeliyoruz." Meryem Sûresi'ndeki bu ayet-i kerimede bizzat Allah, doğacak çocuğun haberini müjde olarak veriyor. Ve Zekeriyya kulunu müjdeliyor.

Bir başka ayette yine Allah, "Biz de onu pek yumuşak huylu bir oğulla müjdeledik." (Saffat Sûresi 101)

Çocuklar daha dünyaya gelmeden onların haberi Rabbimiz tarafından müjde olarak veriliyor.

Göz aydınlığı olarak ifade ettiğimiz yavrularımız, müjde olarak başladığı hayatına layık bir hayat tarzıyla anne-baba tarafından müjdelenmelidir.

Allah, bir müjde de İbrahim aleyhisselama veriyor;

"Salihlerden bir peygamber olarak ona İshak'ı vereceğimizi müjdeledik." (Saffat 112)

Hz. Meryem'in mucize olarak İsa ile muştusu ise Kur'an'da şöyle ifade ediliyor;

"Hani melekler şöyle demişti: "Ey Meryem! Allah, seni kendi tarafından bir kelime ile müjdeliyor ki, adı Meryem oğlu İsa Mesih'tir. Dünyada da, ahirette de itibarlı ve Allah'a çok yakın olanlardandır."

(Al-i İmran 45)

Bütün bu ayetlerden çocukların doğum haberini almanın bir müjde sebebi olduğunu anlıyoruz.

Bu müjdeyi alan Müslüman, sevincini;

Şükür secdesi ile de perçinleyebilir. Çünkü Müslüman'a bir nimet nasip olduğu zaman şükür olsun diye secde etmesi gayet hoş bir davranıştır. Zaten şükür secdesi, meşru olan bir secdedir. Hatta Müslüman'a bir nimet nasip olduğu zaman şükür secdesi yapması teşvik edilmiştir. Şükür secdesi, tilavet secdesi gibi tek bir secdedir. Resulullah, kendisine onu sevindiren bir şey nasip olduğunda Allah için secdeye kapanırdı.

Rabbim, Müslümanları sevindirecek haberlerle bizlere de şükür secdelerine kapanmamızı nasip eylesin.

Resulullah Efendimiz, "Ben, Rabbimden ümmetim için şefaat hakkı istedim ve bana ümmetim için şefaat hakkı verildi. Ümmetimin üçte birinin bağışlanmasını Rabbim bana nimet olarak verdi. Ben de Rabbime şükür olsun diye secdeye kapandım. Sonra başımı kaldırdım ve ümmetim için Rabbimden tekrar istedim; bana tekrar ümmetimin üçte birini verdi. Tekrar şükür secdesine kapandım. Başımı tekrar kaldırdım ve ümmetim için Rabbimden tekrar istedim; diğer üçte birini de bana verdi. Ben de şükür olarak secdeye kapandım."