Sayıştay (Divan-ı Muhasebat) 1862'de Osmanlı İmparatorluğu'nun devlet gelir ve giderlerini denetleyen, günümüz Sayıştay'ının temeli olan en yüksek mali denetim ve yargı kurumu olarak kurulmuştur. Daha sonra Sayıştay 1876 Anayasası'nın bünyesine alınmış ve 1924, 1960 ve 1982 yılı anayasaları ile de "anayasal kurum" olma konumunu korumuştur.
1876'dan bu yana anayasal kurum olan Sayıştay'ın görevleri haliyle yürürlükteki anayasalarda belirlenmiştir. Yürürlükte olan 1982 Anayasası'nın 160. maddesinin birinci fıkrasında, "Sayıştay, merkezi yönetim bütçesi kapsamındaki kamu idareleri ile sosyal güvenlik kurumlarının bütün gelir ve giderleri ile mallarını Türkiye Büyük Millet Meclisi adına denetlemek ve sorumluların hesap ve işlemlerini kesin hükme bağlamak ve kanunlarla verilen inceleme, denetleme ve hükme bağlama işlerini yapmakla görevlidir" hükmü yer almıştır.
Bu hükme göre Sayıştay'ın ana görevleri;
1. Denetim alanına giren kurumların bütün gelir ve giderleri ile mallarını TBMM adına denetlemek,
2. Kanunlarla belirlenen sorumluların hesap ve işlemlerini yargılayarak kesin hükme bağlamak olarak belirlenmiştir.
GÖREVSİZLEŞTİRME HAMLESİ19.12.2010 tarihinde yürürlüğe konan 6085 sayılı yeni Sayıştay Kanunu ile Sayıştay'ın denetim görevi "düzenlilik ( uygunluk) denetimi" olarak, yargılama görevi de kurumların hesap ve işlemlerinin Sayıştay tarafından incelenmesi sırasında tespit edilen "kamu zararlarını yargılama" olarak değiştirilmiştir.
Anayasanın 160. maddesinin 4. fıkrasında, "Sayıştay'ın kuruluşu, işleyişi, denetim usulleri, mensuplarının nitelikleri, atanmaları, ödev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri ve diğer özlük işleri, başkan ve üyelerinin teminatı kanunla düzenlenir" denerek Sayıştay Kanunu ile yapılacak düzenlemeler isimlendirilmiş, bu düzenlemeler arasında Sayıştay'a anayasadaki görevlerinden ayrı olarak Sayıştay Kanunu ile de görev verilmesini mümkün kılacak bir ifadeye yer verilmemiştir.
Hal böyle olunca görev değişikliklerinin öncelikle anayasada yapılması ve devamında da söz konusu değişikliklerin Sayıştay Kanunu'na geçirilmesi gerekirdi. Ne var ki yeni kanun ile yapılan görev değişiklikleri Anayasa ile ilgilendirilmeden doğrudan yürürlüğe konmuştur.

5