Tokluk hali varlık, açlık hali yokluk işaretidir. Açgözlülükse var olanı yok etme halidir. Ahlaki ve zihni zayıflığın kaçınılmaz şekilde maddi yokluğa gidişidir.
in, 21. yüzyıla girerken tasarrufları eğitime, temel bilimlere ve teknolojik gelişime yatırıp üreterek var oldu. Batıda ise endüstri devrimlerinin yol açtığı üretim artışı ve fiziki sermaye sınıra ulaşırken körüklenen tüketim alışkanlıklarıyla yaratılan refah kazanımları sermayedarların elinde toplandı; böylece tekelleşen refah, regülasyonların yetişemediği hızda gelişen finansal teknolojiler yoluyla küresel sömürü aracına dönüştü.
VARLIK TEKELLEŞİYOR YOKSULLUK BÜYÜYORŞimdi ise üzerinde yükseldiği toplumları sürüklediği göreli ve gerçek yoksulluk, maddi ve manevi yoksunluklar, sömürü düzenini yok etme yolunda; toplumlar kimi daha sesli kimi sessiz isyanlarda! Varlık, adil paylaşılmadıkça yoksulun hem hayali hem düşmanı oldu. Adaleti sağlamayan açgözlülüktü.
Ülkelerin en temel varlığı, toprağı ve milletidir. Milletin refahını umursamadan toprak zenginliklerini küresel sermaye ile paylaşan yönetimler, geçtiğimiz yüzyıllarda açık sömürge rejimlerinde idi. Bugünse aynı durum, finans sermaye ağlarına yakalanmış açgözlü siyasetçilerin gitgide otoriterleşerek küresel düzenin buyruklarına entegre olduğu sözde demokrasilerde yaşanıyor.
AGÖZLÜLÜK YOK EDİYORRefahı tekelde toplamaya uğraşan açgözlülük rejiminin sürmesi; giderek daha dışlayıcı ve kapalı hale gelen siyasi-iktisadi-finansal ağlara dayalı. Bu da doğal olarak devletin temeli olan adaletin yok edilişine varır. (Bu duruma küresel çaptaki yakın ve uç örnek, Trump'ın Uluslararası Ceza Mahkemesi'ne tehditler savuruşudur). Bu noktada iktidarın -ne kadar kontrol altına alsa da- medya ve dolayısıyla toplum ile çatışmaya girmesi kaçınılmazdır.

13