Büyük küçük birçok ülkenin gündeminde ilk sırayı işgal eden açlık, fakirlik, geçim sıkıntısı yerini daha da önemli başka risklere terk etti. Şimdi daha önemli, daha korkunç risklere neden olacak olaylar, büyük devlet liderleri arasında savaşa sürüklenilebilecek tartışmalara neden oluyor. Adeta, İkinci Dünya Savaşı öncesinde Hitler'in yarattığı barut kokan hava yeniden dünyaya yayıldı. ABD birçok aklı başında insanın, hareketlerini "çılgınlık" olarak değerlendirdiği bir adamı, i̇kinci defa devlet başkanı olarak seçti. Trump, ikinci başkanlık döneminin daha ilk yılı dolmadan inanılmaz projelerle ortaya çıktı. Söylediği sözler ve yaptığı etkinliklerle daha da dikkat çekti ve şimdi artık dünya soğuk savaşın eşiğine yeniden oturdu.
Başkan Trump, 21 Ocak'ta İsviçre'de başlayan Davos Dünya Ekonomik Forumu'na katılarak konuşma yaptı. Halkının kendisini çok sevdiğini söyledi. Yeniden iktidara gelmesinin üzerinden bir yıl bile geçmeden ABD ekonomisi ve siyaset alanında büyük gelişmeler yaşandığını belirtti. Yaklaşık 200 trilyon dolara yakın yatırım sağladıklarını, enerjide özel şirketlere kendi kullanacakları enerjiyi üretme yetkisi verdiklerini, göç meselesinin kurallara bağlandığını; Amerika'da genel olarak herkesin memnun olduğunu söyledi. Avrupa'nın ise tanınmayacak kadar kötü hale geldiğini, NATO'nun bütün yükünün Amerika'nın üzerine bırakıldığını; göreve geldikten sonra NATO'da Avrupalı üyelerin milli hasılalarının yüzde 2'sine düşürdükleri askeri harcamaları yüzde 5'e çıkarmaya razı ettiğini ve daha da yardım etmeleri gerektiğini anlattı.
GRÖNLAND MESELESİKonuşmasının ağırlığını, Danimarka egemenliğindeki Grönland adası meselesine verdi. Trump, Grönland konusunda ABD'nin Avrupa Birliği'ne gümrük vergilerini artırmakla tehdit ettiğini daha önce söylemişti. Trump, buzlarla kaplı bu adanın kendilerine verilmesi gerektiğini; silah teknolojisindeki gelişmelerin ABD ile Avrupa'nın, in ve Rusya'ya karşı savunmasında Grönland'ı devreye sokmanın bir gereksinim haline geldiğini ve bunu yalnızca ABD'nin yapabileceğini ifade etti. Grönland adasına ilişkin olarak İkinci Dünya Savaşı sırasında Almanya'nın Danimarka'yı altı saatte işgal ettiğini, Amerikan ordusunun adayı geri aldığını ve o dönemdeki Amerikan başkanının aptallık ederek adayı Danimarka'ya hediye ettiğini; şimdi ise Avrupa ile ABD'nin savunması için adanın kendilerine verilmesi gerektiğini söyledi.
Trump, Fransa Cumhurbaşkanı Macron'un Suriye ve İran meselelerinde kendisinin görüşlerine aynen katıldığını, ancak Grönland meselesini anlamakta güçlük çektiğini; Davos sonrası bir yemekte bu konuları konuşmayı teklif ettiğini söyledi. Davos'taki konuşmasının ardından gazetecilerle yaptığı görüşmede Macron'a, gözündeki iltihap nedeniyle taktığı güneş gözlüğünün kendisine çok yakıştığını söylemekle yetindi.
AVRUPA'NIN TAVRIGrönland meselesinde Trump'a karşı çıkan yalnızca Danimarka ve Fransa değil; G20 zirvesinde Batı liderlerine ağzına geleni söyleyen Trump'a karşı, başta Fransa, Almanya ve hatta ABD'nin dümen suyunda kalmaya çalışan İngiltere'ye kadar bütün Avrupa ülkelerinin tavır aldığı bilinmektedir.

8